(1086 S. K. m. 72, 74)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Yargıtay bozma ilamında özetle; "Dava ve temyiz konusu 102 ada 39 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına tespit edildiği, davacının bu parsele yönelik olarak dava açtığı, dava tarihinde kadastro tutanağı henüz ilan edilmemiş ise de ilan tarihinden önce dava açılmasının mümkün olduğu, açılan davanın kadastro tespitine itiraz davası olarak kabulü gerektiği, kadastro tutanağının ilan süresi beklenerek ve aynı taşınmaz hakkında başka kişiler tarafından dava açıldığı takdirde birleştirilmek suretiyle tüm davaların birlikte görülmesi, başka kişiler tarafından dava açılmadığı takdirde davacının delilleri toplanarak isteği hakkında karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; çekişmeli 102 ada 39 ve 48 parsellerin Kadastro tespitlerinin iptali ile 20.6.2003 tarihli teknik bilirkişi raporunda "A" harfi ile gösterilen 278,137 metrekarelik taşınmaz ile "B" harfi ile gösterilen 691.878 metrekarelik taşınmazların birleştirilerek yeni bir parsel numarası ile davacının murisi Turabi Demir mirasçıları adına payları belirtilerek tesciline, 102 ada 39 ve 48 parsellerin fen bilirkişi raporunda "A" ve "B" harfleri ile gösterilen kısımlar çıkarıldıktan sonra bakiye kısımların tespit gibi Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararda yazılı gerektirici nedenlere, çekişmeli parselin temyize konu bölümü yönünden iktisap şartlarının oluştuğu sabit olduğuna göre yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi ile 102 ada 39 parsele ilişkin hükmün ONANMASINA,
2- Çekişmeli 102 ada 48 parsele ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Davacı tarafından 102 ada 48 parsele yönelik olarak dava açılmamıştır. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 72 ve 74. maddeleri gereğince hakim talep ve dava ile bağlıdır. 102 ada 48 sayılı parselle ilgili olarak hüküm kurulması isabetsizdir. Davacı tarafından 106 ada 95 parselle ilgili olarak da dava açılmış tutanak bu nedenle kesinleşmemiştir. Bu durumda 106 ada 95 sayılı parselin tespit gibi tesciline karar verilmesi gerekirken bu yönde hüküm kurulmaması ve sicilin açık bırakılması da isabetsizdir. 102 ada 48 parselle ilgili olarak başka dava açıldığı ve derdest olduğu anlaşılmaktadır. Kadastro davalarında tutanak aslı olmaksızın davanın görülmesi ve yürütülmesi mümkün değildir. Davacı tarafından bu parselle ilgili olarak dava açıldığı takdirde davanın bu parselle ilgili dava ile birleştirilerek görülmesi zorunludur.
Sonuç: Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 26.2.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy