(3402 S. K. m. 37, Geç. m. 4)
Dava: Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 29 parsel sayılı 20000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle Kerim Y. adına tespit edilmiştir. İtirazı Kadastro Komisyonunda reddedilen davacı Hazine, taşınmazın Hazineye ait olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; Yasada öngörüldüğü biçimde tapulamanın tamamlanması için tutanak eklerinin Tapulama Müdürlüğüne geri çevrilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili ile davalı Kerim Y. mirasçısı Hamit Y. tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın kadastro tutanağının yasaya uygun olarak düzenlenmediği gerekçe gösterilerek dosyanın Tapulama Müdürlüğüne geri çevrilmesine karar verilmiş ise de; değerlendirme yasaya uygun düşmemektedir. Karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 3402 sayılı Kadastro Kanunu ile 766 sayılı Tapulama Kanunu yürürlükten kaldırılmış, 3402 sayılı Kanun'un görülmekte olan davalara da uygulanacağı Kanun'un geçici 4. maddesi ile hüküm altına alınmıştır. Anılan Kadastro Kanunu'nun 27/son maddesi ile Hakim, usul ve şekle ilişkin eksiklikler sebebiyle tutanakları Kadastro Müdürlüğüne iade edemez. hükmü getirilmiştir. Bu hükme göre kadastro tutanağının iki bilirkişi tarafından imzalandığı gerekçesiyle tutanakların Kadastro Müdürlüğüne iadesi mümkün değildir. Hal böyle olunca taraflardan iddia ve savunmaları ile ilgili tüm deliller istenilip, işin esası ile ilgili değerlendirme yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Mahkemenin tutanakların Kadastro Müdürlüğüne devrine ilişkin kararı değişen yasanın belirtilen hükümleri gereğince isabetsizdir.
Sonuç: Temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 24.01.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy