(3402 S. K. m. 16) (1086 S. K. m. 237)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden taraf gelmedi Aleyhine temyiz istenilen Hazine vekili geldi. Gelen tarafın yüzüne karşı duruşmaya başlandı. Sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Karar: Yargıtay bozma ilamında özetle; "Nizalı parselin temyize konu bölümünün mer'a olarak sınırlandırılması" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; çekişmeli parselin tamamının mer'a olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve müdahil Sultan Köse tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hükme yeterli değildir. Keşfe karar verildiği halde, hiç bir gerekçe göstermeksizin ve keşif kararından rücu edilmeksizin hüküm kurulması doğru değildir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 237. maddesi gereğince kesin hüküm kesin delil niteliğindedir. Ömer oğlu Arif tescil tapusuna dayandığı halde bu tapunun revizyon görüp görmediği Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlüklerinden sorulmamış, tapu kaydı ve krokisi usulen mahalline uygulamak suretiyle çekişmeli parsel içinde bir bölüm yeri kapsayıp kapsamadığı kesin olarak saptanmamıştır. Diğer davacılar ise vergi kaydı ve zilyetliğe dayanmışlardır. Dayanılan kayıtların kadastro sırasında revizyon görüp görmediği Kadastro Müdürlüğü ve Özel İdare Müdürlüklerinden sorulmamış, revizyon görmüş ise ilgili parsellere ait tutanak örnekleri getirtilmemiş, vergi kayıtları usulen mahalline uygulanmamıştır. Komşu parsellerin dayanaklarını oluşturan kayıtlar getirtilmemiş mahalline uygulanmak suretiyle bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmemiştir. Taşınmazın bulunduğu bölgede toprak tevzi çalışması yapıldığı anlaşılmaktadır. Belirtmelik haritası ve tutanağı getirtilmemiş mahalline uygulanmamış, teknik bilirkişiye bütün bu kayıtların uygulanmasını gösterir şekilde ayrıntılı kroki düzenlettirilmemiştir. Taşınmazın öncesinin kadim mer'a olup olmadığı konusunda gereği gibi araştırma yapılmamış, taraflara iddia ve savunmalarını kanıtlamak üzere olanak tanınmamıştır. Taşınmazın öncesinin kadim mer'a olmaması durumunda mer'a tahsis tarihine kadar zilyedlikle iktisap şartlarının oluşup oluşmadığı, zilyedlik süresi kesin olarak saptanmalı ve sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
Sonuç: Temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 6.4.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy