(4721 S. K. m. 1025) (3402 S. K. m. 12)
Dava: Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan tapu iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Davacı vekili 23.5.2002 tarihli dava dilekçesinde davacı Gülsüm ün 15 T.Sani 330 tarihinde vefat eden Hüseyin in mirasçılarından olduğu, murisin 1329 tarihli çok sayıda tapunun maliki olduğunu öğrendiği, bunların yeni parsel numaralarının Macunköy 2104 ada 5, 24, 25, 26, 66, 67, 68, 72 ve 73 parsel 2113 ada 3, 4, 6, 8, 9, 43, 71 parseller, 2114 ada 1, 2, 6, 24, 25, 26, 27, 34, 49, 51 parseller, 2115 ada 1, 6 parseller, 2170 ada 1 parsel ile Macunköy, Yassıkaya mevkiinde kaydını tespit edemedikleri 15 dönümlük tarla olduğu, bu taşınmazların tapu teselsüllerinin çıkarılarak müvekkilesinin hissesinin tespit ve tescilini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Gülsüm vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı tapu kayıtlarına dayanılarak tespit ve tescil isteminde bulunmuştur. Kayıtların ilgili olduğu çalışma alanlarında kadastro faaliyetlerinin 1947 yılında yapıldığı anlaşılmaktadır. Kadastro gören yerlerde tapu kayıtları uygulanabilir kayıt niteliğini yitirirler. Kayda dayanan maliklerin kadastro tutanağında malik olarak gösterilen kişilere karşı dava açmaları gerekir. Başbakanlığa husumet yöneltilmesinin yasal dayanağı bulunmamaktadır.
Sonuç: Davanın bu gerekçelerle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle reddine karar verilmesi isabetsiz ise de, gerekçenin bu şekilde düzeltilerek sonucu itibariyle doğru olan hükmün ONANMASINA, 26.2.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy