(1086 S. K. m. 445)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan, dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte taraflardan gelen olmadığı görülerek evrak üzerinde inceleme yapılmasına karar verildi. İnceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu gereği görüşüldü:
Karar: Vakıflar İdaresi, Mayıs 932 tarih 284 numaralı tapu kayıtlarının mevcudiyetine rağmen davalı bayiinin 18.1.960 tarih 959/83 esas, 960/1 karar sayılı tescil ilamına istinaden 17.3.1960 tarih 27 numara ile tapu aldığını, bu kaydın ifrazen davalı adına intikalinin yapıldığını, mükerrer olarak oluşan tescil tapusunun ve tedavüllerinin hukuki dayanaktan yoksun bulunduğunu belirterek tapu iptali davası açmış, yargılama sırasında kadastro tespitinin yapılması nedeniyle davaya 2613 sayılı Yasa hükümlerine göre devam edilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı tarafın temyizi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesince tahkikat ve uygulama yetersizliğinden bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra Vakıflar İdaresinin dayandığı Mayıs 932 tarih 284 nolu Şeyh Hasan tapusunun nizalı parseli kapsadığı gerekçesiyle 2.4.1991 tarihinde davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı tarafın temyizi üzerine Yargıtay Onaltıncı Hukuk Dairesince tapu kayıtları irdelenmek suretiyle Mayıs 932 tarih 284 nolu Şeyh Hasan tapusunun değil aynı tarih 286 nolu Şeyh Faraç'ın tapusunun nizalı parsel ve çevresini kapsadığı kabul edilmiş ve hüküm, gerekçedeki anılan yanlışlık ile muhdesatın gösterilmemiş olması yönlerinden bozulmuştur. Bozmaya uyan Siirt Kadastro Mahkemesince davanın kabulüne, taşınmazın davacı Vakıflar İdaresi adına tapuya tesciline, davalı tarafa ait muhdesatın kütüğün beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş ve tarafların temyizi üzerine Yargıtayca onanarak kesinleşmiştir. Davalı, Vakıflar İdaresinin 3. şahsa karşı aynı mevkideki 91 ada 2 nolu parsel için Mayıs 932 tarih 284 nolu tapu kaydına dayanarak açtığı tapu iptali davası keşfinde nizalı yer ve çevresinin Temmuz 1314 tarih 7 nolu eski tarihli kişi tapusu kapsamında kaldığının belirlendiği ve 998/824 esas nolu dosyada bu nedenle verilen red kararının, iş bu dava dosyasındaki tapu uygulamasındaki yanlışlığı kanıtladığı, evvelce 7 nolu tapudan haberdar olmadıklarını belirterek Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 445/1. maddesine istinaden iade-i muhakeme davası açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 445/1 koşullarının ( olayda mücbir sebep yada Vakıflar İdaresinden sadır bir eylem ) bulunmaması kaldıki 7 nolu tapunun dahi yargılama sürecinde getirtilip değerlendirilmiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İstek, yargılamanın yenilenmesine ilişkin bulunmaktadır. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 445. maddesinde yargılamanın yenilenmesi nedenleri sınırlı olarak belirtilmiştir. İleri sürülen hususlar bu nedenlerden hiçbirine uymamaktadır.
Sonuç: Hükümde açıklanan diğer gerekçelere göre de temyiz itirazları yerinde olmadığından reddi ile usul ve Yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA 6.4.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy