(1086 S. K. m. 43, 45)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Karar: Kadastro sırasında 3751 parsel sayılı taşınmaz İsmail, 3752 parsel sayılı taşınmaz ise Ferruh ile Ali mirasçıları adlarına tespit edilmiş, ancak; Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı olmaları nedeniyle tutanaklar Tapulama Mahkemesine gönderilmiştir. Davacı tarafından davalı aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan elatmanın önlenmesi davası davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Tapulama Mahkemesine aktarılmıştır. Tapulama Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanakları ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; davanın çekişmeli 3752 sayılı parselin Ali mirasçıları, 3751 sayılı parselin ise İsmail mirasçıları adlarına tesciline karar verilmiş; hüküm, Ferruh vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı İsmail tarafından 29.1.1963 tarihinde Ali aleyhine açılan men'i müdahale davası, taşınmazın bulunduğu bölgede kadastro çalışmalarının başlaması ve taşınmaz hakkında kadastro tutanağının düzenlenmiş olması nedeniyle dosya 26.11.1975 tarih 1965/325 esas, 1975/310 sayılı kararla Tapulama Mahkemesine devredilmiştir.
Taşınmazın öncesi Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı olmasına rağmen temyize konu 3752 numaralı parsel, Asliye Hukuk Mahkemesindeki dava hiç nazara alınmadan tespit edilmiş, boş bırakılması gereken malikhanesi 5/25 hissesi Ferruh, geri kalan 20/25 hissesi de Ali mirasçıları adlarına yazılmak suretiyle malikhanesi doldurulmuştur. Bu durumda Tapulama Mahkemesince Asliye Hukuk Mahkemesinden devredilen dava dosyası ile tutanağın birleştirilmesi, dava dilekçesinde ve tutanağın malikhanesinde isimleri yazılı şahıslar "davalı", Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açan kişi ile varsa tutanağa itiraz edilen kişiler davacı kabul edilerek duruşma açılıp taraflardan iddia ve savunmalarıyla ilgili delilleri istenip, gerekli değerlendirmenin yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Temyiz eden Ferruh, Asliye Hukuk Mahkemesine açılan men'i müdahale davasında taraf değil ise de, tutanağın malikhanesinde ismi yazılmak suretiyle doğrudan "davalı" sıfatını kazanmış bulunmaktadır. Tapuda malik görünen ve bu sebeple adı tutanağın malik hanesine yazılan kişinin yargılamadan haberdar edilmeden yargılama yapılıp aleyhine hüküm kurulması isabetsiz,
Sonuç: Temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile K. Tapulama Mahkemesinin 21.4.1982 tarih 1975/22 esas, 1982/35 sayılı kararının 3752 sayılı parsele ilişkin bölümünün BOZULMASINA, 26.2.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy