(3402 S. K. m. 40)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; "Tespit dayanağı tapu kaydının ilk tesis ve tedavülleriyle birlikte getirtilmesi, dayanılan kayıt ve belgelerin kapsamının belirlenmesi, tespit dayanağı tapu kaydının gayri sabit hudutlu olması karşısında kapsamının miktarına göre tayin edilmesi gerektiğinin düşünülmesi, taşınmazın mer'a olup olmadığının yöntemince araştırılması, bilirkişi ve tanıklardan taşınmaz üzerindeki zilyetliğin başlangıç ve sürdürülüş biçimi hakkında bilgi alınması" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; çekişmeli parselin davalı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Yargıtay bozma ilamına uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozmaya uyulmakla taraflar yararına usuli müktesep hak oluşur. Bu hakkın zedelenememesi için bozma ilamında işaret edilen hususların eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekir. Mahkemece bozmaya uyulduğu halde bozma ilamında yazılı ve dayanak olan tapu kaydı ihdasından itibaren tüm tedavülleriyle birlikte getirtilip mahalline uygulanmamış, komşu parsellerin tutanak ve dayanağı oluşturan belgeler getirtilip bu kayıt ve belgelerden yararlanılmamış, aynı tapu kaydının revizyon gördüğü parsellerle ilgili dava dosyalarının birleştirilmesine gerek olup olmadığı araştırılıp tartışılamadan hüküm kurulmuştur. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak hüküm kurulamaz. Doğru sonuca varılabilmesi için; hükmüne uyulan bozma ilamında yazılı tüm kayıt ve belgeler getirtilip mahallinde usulen keşif icra edilmeli, tarafların iddia ve savunmaları ile ilgili değerlendirme yapılıp sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bozmaya uyulduğu halde bozma ilamında işaret olunan hususların yerine getirilmemesi isabetsiz olduğu gibi kabule göre de; taşınmazın kim adına tescil edileceğinin hüküm fıkrasında belirtilmemiş olması da usul ve yasaya aykırıdır. Temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 26.2.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy