(3402 S. K. m. 13, 14, 15)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Yargıtay bozma ilamında özetle: "Taşınmazın öncesinin mer'a olup olmadığının yöntemine uygun şekilde araştırılması, taşınmaz üzerindeki zilyetliğin başlangıcı ve sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan bilgi alınması, miktar sınırlaması yönünden yeterli inceleme yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; çekişmeli parselin davalı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve hükmüne uyulan bozma ilamında belirtildiği şekilde işlem yapılıp sonucuna göre hüküm kurulmuş bulunulması nedeniyle Hazine vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; Kadastro Hakimi doğru, gerçeğe uygun ve infaz sırasında tereddüt uyandırmayacak şekilde sicil oluşturmakla yükümlüdür. Sicil oluşturulurken taşınmazın ada ve parsel numarasının, hangi köy veya mahallede bulunduğunun, kim veya kimler adına hangi hisselerle tescil edileceğinin açıkça belirtilmesi gerekir. Mahkemece davanın reddine karar verildiği halde taşınmazın kim adına tescil edileceğinin belirtilmemesi isabetsiz olup bozma nedeni ise de bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden kararın hüküm fıkrasının ikinci satırındaki "tespit ve tesciline" ibaresi çıkarılarak yerine "tespit maliki davalı adına tapuya tesciline" ibareleri yazılmak suretiyle;
Sonuç: Hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 26.2.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy