(3402 S. K. m. 13/B-b) (4721 S. K. m. 712)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, Gereği Görüşüldü:
Kadastro sırasında temyiz istemine konu 557 ve 217 parsel sayılı 8850 ve 4300 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle.Lütfü ve müşterekleri adlarına tespit edilmiştir. Bir kısım tarafların itirazı üzerine komisyonca taşınmazların kök muris Ali oğlu Molla adına tesciline karar verilmiş, davacılar Yusuf ve Bayram, Lütfü payını satın aldıklarına dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacılar Yusuf ve Bayram'ın davasının reddine, bir kısım pay satışları da dikkate alınmak suretiyle temyize konu 557 ve 217 sayılı parsellerin Molla mirasçıları adlarına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılardan Yusuf ve Bayram tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava temyize konu 217 ve 557 numaralı parsellerdeki Lütfü hissesinin (ölümüyle mirasçılarına intikal eden hisselerin) davacılara satıldığı ancak, satış tarihi ile kadastro tespit tarihi arasında 10 yıllık sürenin geçmediği gerekçe gösterilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Taraflar, kök muris Molla'nın mirasçılarıdır. Alıcıların üçüncü şahıs sıfatını taşıması gibi bir durumları söz konusu değildir. Temyize konu taşınmazların tespiti de Hasan'dan intikal ettikleri ve tapuda kayıtlarının bulunmadığı nedenine dayanılarak yapılmıştır. Taraflarca taşınmazların tapu kayıtlarının bulunduğu hususunda herhangi bir iddia ileri sürülmemiş ve kayıt da ibraz edilmemiştir. Dosya kapsamından da taşınmazların tarafların müşterek murisi Hasan'a ait iken ölümüyle mirasçılarına intikal ettiği, taksime tabi tutulmadığı ve tapuda kayıtlı olmadıkları anlaşılmaktadır. Tapuda kayıtlı olmayan taşınmazların hissedarlar arasında yapılan satışı hiçbir şekle ve şarta tabi değildir. Mahkemece karara gerekçe yapılan 10 yıllık süre tapulu taşınmazların satışıyla ilgili olup bu sürenin mirasçılar arasındaki satışlarda nazara alınmayacağı Yargıtay uygulamalarıyla kararlılık kazanmıştır. Müşahhas olayda taşınmazlar tapuda kayıtlı olmadığına ve satışın varlığı ispat edildiğine göre taşınmazlardaki Lütfü mirasçıları hissesinin temyiz eden davacılar adına tesciline karar verilmesi gerekir. Mahkemece olayla ilgisi bulunmayan 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 13. maddesi nazara alınarak talebin reddine karar verilmesi isabetsiz ve temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün (BOZULMASINA), 22.4.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
YKD EKİM 2004
Full & Egal Universal Law Academy