(3402 S. K. m. 30) (1086 S. K. m. 38)
Taraflar arasındaki kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 103 ada 1, 120 ada 4, 134 ada 1, 31, 59, 86 parsel sayılı ve muhtelif yüzölçümündeki taşınmazlar irsen, taksimen, intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ölü Sadık adına tespit edilmiştir. Davacı Hadice, yasal süresi içinde taşınmazların murisinden kaldığı, taksim edilmediği, murisi adına tapu ve vergi kayıtlarının bulunduğu iddiasına dayanarak tüm mirasçılar adına tescil istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın husumetin yanlış yöneltilmesi nedeniyle reddine, çekişme konusu parsellerin tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davaya konu parsellerin ölü Süleyman oğlu Sadık adına tespit edildiği, davanın ise Emin aleyhine açıldığı, bu suretle husumetin yanlış tevcih edildiği gerekçe gösterilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Tespit maliki Süleyman oğlu Sadık'ın ölü olduğu mirasçılarının dava dilekçesinde ismi yazılı Emin (Mehmet) ile Fadile'den ibaret bulunduğu celp ve tetkik edilen veraset ilamından anlaşılmaktadır. Dava çekişmeli taşınmazların kök muristen intikal edip taksim edilmedikleri nedenine dayandırıldığına ve tespit maliki ölü olup, mirasçılardan birisi hasım gösterildiğine göre, bu durumda yapılacak iş; Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun yargılamanın kısa zamanda ve en az masrafla yürütülüp sonuçlandırılması gerektiği yolundaki ilke de nazara alınarak husumetin yaygınlaştırılması yoluyla tespit malikinin diğer mirasçısının da davaya dahil edilmesi sağlanıp tarafların iddia ve savunmaları ile ilgili tüm deliller istenip gerekli değerlendirme yapıldıktan sonra işin esası ile ilgili karar vermekten ibarettir. Tespit tutanağında Sadık'ın ölü olduğu belirtilmediğinden bahisle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün (BOZULMASINA), 26.1.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
(YKD MAYIS 2004 )
Full & Egal Universal Law Academy