(3402 S. K. m. 13, 14, 16) (4342 S. K. m. 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10) (743 S. K. m. 639) (4721 S. K. m. 713)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 279 parsel sayılı 8200 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kadim köy otlakiyesi olarak kullanıldığı, zilyetlikle iktisap edilemeyeceğinden otlakiye vasfı ile orta malı olarak sınırlandırılmıştır. İskender Koca'nın itirazı Kadastro Komisyonunca red edilmiştir. Mirasçıları Abdullah Koca ve arkadaşları kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak komisyon kararına karşı dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine, çekişme konusu 279 parselin tespit gibi otlakiye olarak özel sicil defterine tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın kamu orta malı niteliğinde mer'a olduğu ve bu tür yerlerin zilyetlikle iktisabının mümkün bulunmadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır.
Yargılama sırasında bilgisine başvurulan yansız yerel bilirkişi ile uzman Ziraat Yüksek Mühendisi taşınmazın toprak yapısı, bitki örtüsü itibariyle kamu orta malı niteliğinde mer'a olmadığını, taşınmazın sadece batı hududu itibariyle mer'aya bitişik olup, diğer hudutlarının şahıs arazileri ile çevrili bulunduğunu, batıdaki mer'a ile taşınmaz arasında kot farkı olduğunu, arazinin mer'adan elde edilme gibi bir durumunun olmadığını bildirdikleri halde mahkemenin yanlış celbedilen komşu parsel bilgilerine dayanarak hüküm kurması doğru değildir. (Taşınmazın güneyinde Tozluca Köyü'ne ait 529, 530, 531, 532 ve 533 sayılı parseller bulunduğu halde Bayburt Köyü'ne ait aynı numaralı parsel tutanakları getirtilerek değerlendirme yapılmıştır.) Ayrıca bölge ile ilgili mer'a tahsis kaydı ve haritaları getirtildiği halde mahalline uygulanıp kapsamlarının belirlenmemesi, taşınmazların ne sebeple mer'a olduğunun tespit bilirkişileri nezdinde de araştırılmaması isabetli bulunmamaktadır. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez.
Doğru sonuca varılabilmesi için; öncelikle taşınmazın güneyinde yer alan ve Tozluca Köyü hudutları içerisinde tespit gören 529, 530, 531, 532 ve 533 sayılı parsellerin onaylı tutanak suretleri ile varsa dayanağı olan tapu ve vergi kayıtları celpedilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları huzuru ile keşif icra edilmelidir. Keşif sırasında mer'a tahsis kararı ve haritası uygulanıp kapsamı belirlenmeli, dinlenecek yansız yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazın niteliği, intikali ve tasarrufu hususunda maddi olaylara dayalı bilgi alınmalı, tespite aykırı sonuca varıldığı takdirde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, mer'a tahsis kaydının zemine uygunluğu, bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğu komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, beraberde götürülecek teknik bilirkişiye uygulanan kayıtların kapsamını belirtir, keşfi takibe imkan verir, taşınmaz ile mer'a arasındaki kot farkını gösterir harita ve meyil krokisi çizdirtilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsizdir. Temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA 08.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy