(3402 S. K. m. 19) (4721 S. K. m. 713)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 156 ada 3 parsel sayılı 707.01 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz üzerindeki ahşap ev, ahır ve samanlığın Bektaş'a ait olduğu beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle tapu kaydına istinaden Himmet adına tespit edilmiştir. Davacı Bektaş, beyanlar hanesinde gösterilen evin ahşap değil betonarma olduğunu ve tutanağın bu şekilde düzeltilmesi için dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; taşınmazın tespit gibi Himmet adına tesciline, beyanlar hanesindeki şerhin kaldırılarak taşınmaz üzerindeki kargir ev ile ahşap ahır ve samanlığın davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davaya konu 156 ada 3 sayılı parsel kadastro tespiti sırasında Ahmet oğlu Himmet adına tespit edilmiş, davacı 1.4.2003 tarihli dilekçesi ile Hazineyi hasım göstermek suretiyle dava açmıştır. Kadastro Mahkemelerinde dava tutanakta malik olarak adı yazılı gerçek veya tüzel kişi aleyhine açılır. Malik olmayan kişi aleyhine açılan davanın dinlenme imkanı yoktur. Taşınmaz yukarda belirtildiği gibi Himmet adına tespit edilmiştir. Husumetin bu kişiye yöneltilmesi gerekir. Husumetin olayda olduğu gibi yanlış tevcihi halinde davanın husumet yokluğu nedeniyle reddedilmesi zorunludur. Mahkemece husumetin yanlış tevcih edildiği nazara alınmadan işin esasına girilip hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi kabule göre de; taşınmaz üzerindeki muhtesatın kütüğün beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verileceği yerde "tapuya kayıt ve tesciline" yolunda hüküm kurulması da usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA 29.1.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy