(3402 S. K. m. 13)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 123 ada 305 parsel sayılı 3996,46 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adlarına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde çekişmeli taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olmadığı, davalının 1994 yılında üzerindeki mer'a bitki örüsünü dozerle sürmek suretiyle kaldırdığına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli parselin davalılar adlarına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın kamu orta malı niteliğinde mer'a olmadığı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinme şartlarının davalılar yararına gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır.
Çekişmeli taşınmaz zilyetliğe dayanılarak davalı taraf adına tespit edilmiş, Hazine taşınmazın kamu orta malı niteliğinde mer'a iken 1994 yılında sürülüp ekilmeye başlandığı iddiası ile dava açmıştır.
Mer'aya ilişkin uyuşmazlıklarda yerel bilirkişi ve tanıkların komşu köylerden seçilmesi ve bu kişilerden taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı ve taşınmazın kamu orta malı mer'a niteliği taşıyıp taşımadığının sorulması, bilirkişi ve tanık beyanlarının komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmesi gerekir. Mahkemece arazi başında dinlenen yerel bilirkişiden taşınmazla ilgili hiçbir bilgi sorulmamış, arazinin niteliği ve kullanımı hususunda tanık dinlenilmeden ve komşu parsel kayıtları uygulanmadan karar verilmiştir. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle çekişmeli taşınmaza komşu tüm parsellerin tutanak ve dayanağını oluşturan bilgiler ile varsa bölge ile ilgili mer'a norm kararı ve haritası getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi ve aynı yöntemle belirlenecek tanıklar huzuruyla keşif icra edilmelidir. Arazinin başında icra edilecek keşif sırasında varsa taraflarca ibraz edilen kayıtlar uygulanmalı, dinlenecek yansız yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden ne şekilde intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı kullanmanın ekonomik amaca uygun olup olmadığı, arazinin kamu orta malı niteliğinde mer'a vasfı taşıyıp taşımadığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı bilirkişi ve tanık sözlerinin gerçeğe uygunluğu komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, yargılama sırasında toplanan delillerin tutanağın edinme sebebi sütunundaki bilgilere aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla ve gerekirse yüzleştirme yapılmak suretiyle dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece yukarda anlatıldığı şekilde araştırma ve inceleme yapılmaması isabetsiz olduğu gibi, 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesindeki sınırlama ile ilgili olarak soruşturma yapılmaması da usul ve yasaya aykırı temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA 12.3.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy