(3402 S.K. m. 9)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
2613 sayılı Yasaya göre yapılan kadastro sırasında 835 ada 151 parsel sayılı 325992 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ham toprak niteliğinde olması nedeniyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Dava dışı Ali Rıza Acarlı ve Recep Bilgütay'ın itirazı Kadastro Komisyonunca reddedilmiştir. İlan süresinden sonra komisyon kararından önce davacı Vedat Perk, taşınmazın 96000 metrekarelik kısmına yönelik Tanrıverdi, Aliasker ve Nesip Çalımgil, taşınmazın ayrı ayrı 100'er dönümlük kısmının kendilerine ait olduğuna dayanarak Asliye Hukuk Mahkemesinde ayrı ayrı dava açmışlardır. Asliye Hukuk Mahkemesi, tutanak henüz kesinleşmediğinden görevsizlik kararı vererek dava Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde yapılan yargılama sonunda; davaların kabulü ile çekişmeli parselin fen bilirkişinin 17.12.2003 tarihli krokide "A" harfi ile gösterilen 76.643.23 metrekarelik kısmının Aliasker Çalımgil, "B" harfi ile gösterilen 76643.23 metrekarelik kısmın Nesip Çalımgil, "C" harfi ile gösterilen 76643.23 metrekarelik kısmın Tanrıverdi Çalımgil adına tesciline, krokide "D" harfi ile gösterilen 96062.30 metrekarelik yerin davacı Vedat Perk adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hükme yeterli değildir. Kadastro sırasında taşınmaz ham toprak olarak tespit edilmiştir. Tutanakta belirtilen maddi olgunun aksinin güçlü delillerle kanıtlanması zorunludur. Yerel bilirkişi ve tanıklar taşınmazın öncesinin ne olduğunu, hangi tarihlerde kimin tarafından nasıl kullanıldığını, kimden kime kaldığını, zilyetliğin başlangıç ve sürdürülüş biçimini olaylara dayalı olarak ayrıntılı ve geniş bir biçimde açıklamamışlardır. Ayrıca, davacılara ait aile nüfus kayıtları getirtilmemiş, bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmemiştir. Dava konusu parseli dıştan çevreleyen komşu parsellere ait tutanak suretleri ile dayanakları olan tapu ve vergi kayıtları getirtilmemiş, çekişmeli parsel yönünü ne olarak gösterdiği saptanmamıştır. Ziraatçi bilirkişi raporu soyut niteliktedir. Taşınmazın eğimi ile taşınmaz üzerindeki toprağın kalınlığı ve niteliği açıklanmamıştır. Soyut nitelikteki bilirkişi raporları hükme dayanak yapılamaz. Eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetsizdir. Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA 25.3.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy