(3402 S. K. m. 19)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 115 ada 42 parsel sayılı 31259.21 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz imar ihya ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı Necati Y. adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde taşınmazın öncesinin orman olduğu ve zeytincilik parseli olarak tahsis edilmediği iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne ve çekişmeli parselin teknik bilirkişi rapor ve krokisinde A, B, D ile belirttiği toplam 6167 metrekarelik bölümün Hazine adına, C, E, F ile belirttiği toplam 25.092 metrekarelik kısmın davalı Necati Y. adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı nedenlerle yasaya uygun gerektirici nedenlerle, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve teknik bilirkişi Özgür U. tarafından düzenlenen krokide C, E, F harfleri ile gösterilen toplam 25.092 metrekarelik bölüm üzerinde davalı yararına zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiğinin belirlenmiş olmasına göre Hazinenin bu bölümlere ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile (C), (E) ve (F) bölümlerine ilişkin hükmün ONANMASINA,
2- Davalı Necati Y.'nın Hazine adına tescile karar verilen bölümlere ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece toplanan ve doğru olarak değerlendirilen delillere göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak taşınmaz üzerinde kadastro tespitinden önce oluşturulan muhdesat bulunduğu dosya kapsamı ile sabit olduğu halde, mahkemece muhdesat hususunda hüküm kurulmamıştır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taşınmaz üzerinde malikinden başka bir kimseye veya paydaşlarından birine ait muhdesat mevcut ise; bunun sahibi, cinsi, ihdas tarihi ve iktisap sebebi belirtilerek tutanağın veya kütüğün beyanlar hanesinde gösterileceği hükme bağlanmıştır. Hal böyle olunca, mahkemece muhdesat yönünden araştırma ve inceleme yapılarak hüküm kurulması gerekirken, bu hususun kararda tartışılmaması ve bu yönden hüküm kurulmaması isabetli bulunmamaktadır. Temyiz itirazlarının bu nedenle kabulü ile hükmün BOZULMASINA 22.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy