(3402 S.K. m. 9)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 556 parsel sayılı 20140 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz yitik kişilerden Hazineye intikal eden yerlerden olup, 2510 sayılı İskan Kanunu hükümleri uyarınca Cafer Sürmeli'ye iskanen verildiği ancak, iskan defterinin onaylı olmadığı gerekçesiyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı Cafer Sürmeli, yasal süresi içinde iskan kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Yargılama sırasında İbrahim Türkeli ve arkadaşları iskan kaydına, Ömer Padir, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davaya katılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacı Cafer Sürmeli'nin davasının feragat sebebiyle reddine, müdahil Ömer Padir'in davasının reddine, müdahil İbrahim Türkeli'nin davasının kabulüne, çekişmeli parselin İbrahim Türkeli adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili ile müdahil Ömer Padir mirasçıları tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece müdahil İbrahim Türkeli'nin dayanağını oluşturan 3/7 numaralı iskan kaydının davaya konu parseli kapsadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmaz mütegayyip şahsa ait iken Hazineye intikal ettiği ve iskan suretiyle Cafer Sürmeli'ye tahsis edildiği, ancak tahsis defterinin onaylanmamış olması nedeniyle Hazine adına tespit edilmiştir. Mahkemece iskan kaydının oluşumundan önce taşınmaz ve çevresinin Hazine adına tapuya bağlanıp bağlanmadığı araştırılmadığı gibi 3/7 numaralı iskan kaydının ne suretle taşınmaza uyduğu belirlenmemiş, komşu 555 numaralı parsele uygulanan iskan kaydı taşınmazın bulunduğu adanın "4" numaralı ada olduğunu belirtmesine ve komşu parselin keşfi sırasında davalı yerin Celil oğlu Mahsup'a verildiği söylenmiş olmasına rağmen taşınmazın gerçekte kime tahsis edildiği ve kim tarafından kullanıldığı araştırılmadan hüküm kurulmuştur. Eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için; öncelikle taşınmazın Hazine adına tapuya bağlanıp bağlanmadığı araştırılmalı, tüm komşu parsellerin tutanak ve dayanağını oluşturan belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde bilirkişiler huzuru ile keşif icra edilmelidir. Arazi başında icra edilecek keşif sırasında varsa Hazine adına oluşturulan tapu kaydı ile müdahilin dayandığı 3/7 numaralı iskan kaydı ayrı ayrı okunup hudutları zeminde tek tek göstertilmeli, kayıtta yazılı olup bilirkişilerce zeminde gösterilemeyen sınırların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı tanınmalı, davaya konu parsele uyduğu iddia edilen iskan kaydında ada numarası "3" olarak gösterildiği halde, komşu parsele uygulanan iskan kaydının ada numarasının ne sebeple "4" olduğu ve her iki kaydın farklı mevkileri ihtiva etmesinin nedeni üzerinde durulmalı, bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın Hazine tarafından kime tahsis edildiği, kim tarafından ne suretle kullanıldığı maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, kullanım hususunda 555 numaralı parselin keşfi sırasında belirlenen duruma ve tespit tutanağına aykırı sonuca varıldığı takdirde tespit bilirkişileri ile 555 numaralı parselin keşfi sırasında bilgisine başvurulan tüm şahıslar dinlenerek aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 26.3.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy