(3402 S. K. m. 12, 14)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 143 ada 3 parsel sayılı 149.888.39 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adlarına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde taşınmaza uygulanan tapu kayıt miktar fazlasının Hazine'ye ait olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli parselin tespit gibi davalılar adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, taşınmazın öncesinin fundalık olup imar ihya suretiyle zeytinlik haline getirildiği ve tespitten geriye doğru 30 yılı aşkın süre aralıksız, çekişmesiz ve malik sıfatıyla davalı tarafça tasarruf edildiği, mahallinde yapılan keşif, uygulama, yerel bilirkişi anlatımı, uzman bilirkişi tarafından düzenlenen kroki ve raporla belirlendiğine göre Hazine vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, dayanılan tapu kaydının taşınmazın bir bölümünü kapsadığı, taşınmazın geri kalan bölümünün zilyetliğe dayanılarak tesciline karar verildiği halde; adına tescil kararı verilen zilyedin çalışma alanı içinde kayıt ve belgeye dayanmaksızın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinip edinmediği konusunda bir araştırma yapılmamıştır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca kayıt ve belgeye dayanmaksızın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle çalışma alanı içinde sulu toprakta 40, kuru toprakta ise 100 dönüm miktarındaki arazi mülk edinilebilir. Hal böyle olunca, çalışma alanı içinde zilyedin kayıt ve belgeye dayanmaksızın adına tespit ve tescil olunan taşınmaz bulunup bulunmadığı Kadastro, Tapu Sicil ve Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüklerinden sorularak sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şeklide hüküm kurulması isabetsizdir. Temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 5.4.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy