(3402 S. K. m. 30)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 301, 941, 3936, 5360, 5371, 8399, 9436, 9561, 9712, 11100, 11949 ve 16100 parsel sayılı taşınmazlar Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava konusu olduklarından söz edilerek malikhaneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı tarafından davalılar aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tescil davası davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesi'nde çekişmeli parsel tutanakları ile dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli 301 nolu parselin 9 pay kabul edilerek 3'er pay İsmail kızları Raziye Ayhan ve Durdu Altay, 1'er pay Ahmet Ekici mirasçılarından İsmail Ekici, Hatice Can, Pervin Kurular adlarına tesciline, 941, 3936, 5360, 5371, 8399, 9436, 9561, 9712, 11100, 11949 ve 16100 parsel sayılı taşınmazların ayrı ayrı 3 pay kabul edilerek 1'er pay Ahmet Ekici mirasçıları İsmail Ekici, Hatice Can ve Pervin Kurular adlarına tesciline karar verilmiş; hüküm, müdahil Raziye Ayhan ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı Ahmet Ekici tarafından açılan tescil davası çekişmeli parsellerle ilgili olarak tutanak düzenlenmiş olmakla Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Davanın niteliği itibari ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 30/2. maddesi gereğince Hakim re'sen hak sahiplerini belirlemek, onlar adına tescile karar vermek ve doğru sicil oluşturmak zorundadır. Taşınmazların öncesinin Hazine ve Belediye Tüzel Kişiliği dışında tarafların ortak kök miras bırakanları İsmail ve Hatice'den kaldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle mirasçı olan kişilerin davaya müdahil olarak ayrıca katılmaları ve hak istemeleri zorunlu değildir. Medeni Kanun'un 6. maddesi gereğince davacı taraf iddiasını kanıtlamak zorundadır. Davacı iddiasını kanıtlayamadığından taşınmazların iştirak halinde mülkiyet şeklinde ve payları oranında tüm mirasçılar adına tescili ve mirasçıların beyanlarınında gözetilerek sicil oluşturulması gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması da doğru değildir. Öte yandan 941 parselle ilgili olarak askı ilanı yapıldığı halde diğer parsellerle ilgili olarak ilan yapılmaksızın yargılama yapılması da doğru değildir. Ayrıca davacı olan ve yargılama sırasında vefat eden Ahmet Ekici'nin torunu olduğu anlaşılan Hasan kızı Bilge Özlem Demircan'ın davaya katılması ve karar başlığında gösterilmesi gerekirken taraf teşkilinin eksik yapılması isabetsizdir. Kabule göre de kadastro tutanağında yüzölçümleri gösterilmeyen parsellerin yüzölçümlerinin de kararın hüküm fıkrasında gösterilmesi gerekirken bu yönde hüküm oluşturulmaması da doğru değildir. Temyiz itirazların bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 8.4.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy