( 3402 S. K. m. 14, 17)
Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; "Komşu parsellerin durumu itibariyle taşınmazın çevresi genişletilmeye elverişli bulunduğundan kayıt kapsamının haritasındaki şekil ve yüzölçümüne değer verilerek, kuzeydeki yola bitişik sınır esas alınmak suretiyle belirlenmesi, kroki kapsamı dışında kalan alanlarda 3402 sayılı Yasa'nın 17 ve 14. maddeleri çerçevesinde iktisap edilip edilemeyeceğinin araştırılması, tespit tutanağında taşınmazın davacı tarafça kullanılmadığının yazılı bulunduğunun da dikkate alınması, tespit bilirkişi ve tanıkların taşınmaz başında dinlenmesi, beyanlar arasındaki çelişkinin giderilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; çekişmeli parselin fen bilirkişinin 1.8.2003 tarihli rapor ve krokide "B" ve "C" harfleri ile gösterilen kısmının kabulü ile "B" harfi ile gösterilen 4800 metrekare ve "C" harfi ile gösterilen 17727.46 metrekarelik kısmın tapusunun iptali ve davacılar adlarına 1/2 hisse nispetinde tesciline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz istemi taşınmazın krokide "B" ve "C" harfleriyle gösterilen bölümlerine ilişkindir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararda yazılı gerektirici nedenlere göre çekişmeli parselin tapu kaydı ve krokisi kapsamında kaldığı saptanan ve krokide "B" harfiyle gösterilen bölüme yönelik temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, çekişmeli parselin teknik bilirkişi krokisinde "C" harfi ile gösterilen bölümün tamamı yönünden zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de; mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. "C" harfi ile gösterilen bölümün batı tarafında zeytinlik bulunduğu anlaşılmaktadır. Zeytinlik alan yönünden zilyetlikle iktisap şartlarının oluştuğuna ilişkin mahkemenin kararı isabetlidir. Ancak, zeytinlik olmayan bölüm yönünden dinlenen bilirkişi ve tanık sözleri soyut niteliktedir. Ziraatçi bilirkişilerden bu bölümün eğimi ve toprak yapısı hakkında ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, taşınmaz üzerinde ekim faaliyeti yapılıp yapılmadığı ve yapılmasının mümkün olup olmadığı kesin olarak saptanmalıdır. Ayrıca, yerel bilirkişi ve tanıklardan bu bölümle ilgili olarak zilyetliğin başlangıç tarihi ve sürdürülüş biçimi konusunda olaylara dayalı olarak bilgi alınmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 15.4.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy