(1086 S. K. m. 95, 151)
Dava: Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan tapu iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Karar: Kadastro sonucu 162 ada 1 parsel sayılı 2588.22 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle Mustafa adına tapuya tescil edilmiştir. Hazine tarafından bu parsele yönelik olarak Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tapu iptal ve tescil davası sonucunda taşınmazın 325.20 metrekare miktarındaki bölümünün kumsal olması nedeniyle tescil harici bırakılmasına karar verilmiştir. Bu kez davacı, hem 162 ada 1 sayılı parsele, hem de tescil harici bırakılan bölüme ilişkin olarak tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, tapu kaydına dayanarak 162 ada 1 parsel olarak davalı Mustafa adına tescil edilen taşınmaz ve tespit dışı bırakılan bölüme yönelik dava açmıştır. Davalı Mustafa, 12.7.2000 tarihli oturumda davayı kabul ettiğini beyanla tutanağı imzalanmış ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 151.maddesi uyarınca beyan usulen belgelendirilmiştir. Anılan Kanun'un 95.maddesi uyarınca davayı kabul kesin hüküm sonuçlarını doğurur. Kabul nedeniyle 162 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptaliyle davacı adına tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Davacı tarafından tespit dışı bırakılan bölüm yönünden de dava açmıştır. Davacı, halefiyete dayanmadığına göre olayda kesin hükmün varlığından da söz edilemez. Dava açma hakkı Anayasa'nın ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun teminatı altındadır. Bu nedenle dava konusu olayda "iyi niyet" tartışmasının yeri ve gereği bulunmamaktadır. Hal böyle olunca; tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda tüm deliller toplanarak uyuşmazlığın esastan sonuçlandırılması gerekirken yazılı şekilde hüküm verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 29.4.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy