(3402 S. K. 13) (766 S. K. m. 32)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; Mahallinde yöntemince yapılacak keşif ve tapu uygulamasıyla çekişmeli parsellerin hangi tarafın dayandığı tapunun kapsamında kaldığının belirlenmesi, eğer her iki taraf tapusunun da çekişmeli parselleri kapsadığı sonucuna varılırsa, olayda davalı taraf yararına 766 sayılı Kanun'un 32/d maddesinde yazılı koşulların gerçekleşmiş olup olmadığının araştırılması, ayrıca davalıların dayandıkları tapu kaydı hakkı karar ile tesis edildiğinden Arazi Kanunnamesi'nin 20 ve 78. maddelerinde yer alan hükümlerinin de uygulanmasına olanak bulunup bulunmadığının araştırılması, kabule göre de lehlerine karar verilen kişilerden her birinin adları ve pay oranlarının da hüküm fıkrasında gösterilmesi gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; "Davacıların davasının kısmen kabulü ile, Karataş İlçesi Hacıhasan Köyü 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12 nolu parsellerin davalılara ait T.Sani 1313 tarih 2 nolu tapuya istinaden adlarına düşecek hisseleri oranında davalılar adına ve davacıların dosya içinde mevcut bulunan Haziran 1288 tarih 8 ve 9 nolu tapularının aynen söz konusu parsellere uyması nedeniyle bu kısımların iptali ile davacılar adlarına hisseleri oranında tapuya tescillerine" şeklinde karar verilmiş; hüküm, Hasan Ağyatan dışındaki davalıların mirasçıları ile davalı İbrahim Özdemir adına tespit gören 6 nolu parseli eski tapusu üzerinden satın aldığını iddia eden Yüksel Bulut tarafından temyiz edilmiştir.
Hükmüne uyulan bozma kararında "taraf tapuları uygulanarak Arazi Kanunu'nun 20 ve 78 maddeleri ile 766 sayılı Tapulama Kanunu'nun 32/D maddesi gereğince araştırma yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması" gereğine değinilmiştir. Tarafların dayandıkları tapu kayıtlarının çakıştığı ve Emin'e ait tapu kaydının ise sonraki tarihli olduğu anlaşılmıştır. Arazi Kanunu'nun 20 ve 78. maddeleri dikkate alındığında sonraki tarihli tapunun uygulanması gerekir. Bu husus genel kuralın istisnasını oluşturmaktadır. Kaldı ki davacıların kayıt maliki olan miras bırakanlarının ölüm tarihi ile kayıtların intikal ve tespit tarihleri dikkate alındığında zilyedi olan davalılar yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 13/B-c ve tespit tarihinde yürürlükte bulanan 766 sayılı Tapulama Kanunu'nun 32/d maddelerinde öngörülen şartların davalılar yararına gerçekleştiği sonucuna varılmaktadır. Hal böyle olunca, davanın reddine ve çekişmeli parsellerin tespit gibi davalılar adına tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 16.4.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy