(3402 S. K. m. 5, 27, 28/2)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 105 ada 12, 14, 15, 132 ada 13 ve 107 ada 9 parsel sayılı 1368.48, 233.62, 25.176.94, 847, 28.782.79 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan 15 nolu parselin malikhanesi s Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı olduğu gerekçesiyle açık bırakılmış, diğer çekişmeli taşınmazlar ise kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılardan Mustafa adına tespit edilmiştir. Davacı Durmuş, yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kesin süre nedeniyle reddine; çekişmeli parsellerin tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Aynı parsellere yönelik olarak açılan tüm davaların birleştirilerek görülmesi ve tutanak asıllarının dosyada bulunması zorunludur. Mahkemece tutanak örneklerinin dosyaya konularak yargılama yapılması isabetsizdir. Öte yandan 105 ada 15 sayılı parselle ilgili olarak Asliye Hukuk mahkemesinde kadastrodan önce dava açıldığı anlaşılmaktadır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 5 ve 27. maddeleri uyarınca tutanakla aktarılan dava dosyası birleştirilerek ilanlar yapılması ve taraf teşkili sağlanması gerekirken bu işlemler yapılmadan hüküm kurulması da usul ve yasaya aykırıdır. Kabule göre de, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 28/2. maddesi uyarınca davacının delil bildirmemesi nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi de doğru değildir.
Sonuç: Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA 22.4.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy