(6831 S. K. m. 2/B) (1086 S. K. m. 439/2)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 490, 491 parsel sayılı 2529, 894 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan 490 nolu parsel 6831 sayılı Yasa 2/B maddesi gereği orman dışına çıkarılan yerlerden olması nedeniyle davacı Hazine adına, 491 nolu parsel irsen intikal, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı Halil Altan mirasçıları adlarına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde 490 sayılı parselin beyanlar hanesindeki şerhlerin usul ve yasaya aykırı olduğu 491 sayılı parselin öncesinin orman olduğuna dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ve çekişmeli 490 sayılı parselin tespit gibi tesciline, 491 sayılı parselin davacı Hazine adına tesciline, davalı Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş. ve İSKİ Genel Müdürlüğü'nün irtifak hakkı bulunduğu, diğer davalıların zilyet olduğunun tutanağa yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli 490 sayılı parsel 6831 sayılı Orman Kanunu 2/B maddesi uyarınca Hazine adına tescil edilmiş, zilyet olan kişiler tutanağın beyanlar hanesinde gösterilmiştir. Hazine tarafından açılan dava mülkiyete ilişkin olmayıp şerh ve sınırlı ayni haklara ilişkindir. Mahkemece talebe bağlı olunarak yargılama yapılarak uyuşmazlığın çözülmesi gerekirken bu yönde hüküm kurulmaması da isabetsizdir. Dava konusu 491 sayılı parsel kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile tutanakta gösterilen davalılar adına tespit edilmiştir. Hazine zilyetlikle iktisap şartlarının oluşmadığını ileri sürerek taşınmazın Hazine adına tescilini ve sınırlı ayni hakların kaldırılması isteği ile dava açmıştır. Kararın gerekçesinde zilyetlikle iktisap şartlarının davalı yararına oluştuğu kabul edildiği halde hüküm fıkrası gerçeğe uygun olarak oluşturulmamıştır. Kararın gerekçesi ile hüküm fıkrasının uyumlu olması zorunludur. Kararın bu haliyle uygulanması mümkün değildir. Öte yandan taşınmazın parsel numarası da yanlış gösterilmiştir. Kararın bu haliyle infaz edilmesi de mümkün değildir.
Açıklanan nedenlerle kararın Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 439/2. maddesi uyarınca bozulması gerekmiştir. İstemle sınırlı olarak ve tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilerek yeniden hüküm oluşturulmalıdır. Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 22.4.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy