(3402 S. K. m. 17)
Dava: Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Karar: Kadastro sırasında temyize konu ( eski 350 ) yeni 177 ada 18, 41, 42 parsel sayılı ve 3446, 29121 ve 24558 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan 18 sayılı parsel kayalık ve hali arazi niteliğinde olması, 41 nolu parsel 14 ve 22 parselin 42 nolu parsel 26 ve 39 sayılı parsellere revizyon gören tapu kaydı miktar fazlası olmaları nedeniyle davalı Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı Mehmet , 177 ada 18 ve 42 nolu parseller için irsen intikal, taksim, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davacı Şevket , harici satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 41 parsele yönelik dava açmışlardır. Yargılama sırasında Abdulllah , harici satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davaya katılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; çekişmeli 177 ada 18 nolu parselin tapusunun iptali ile davacı Mehmet Sönmez adına, 177 ada 41 nolu parselin davacı Şevket Veriralmaz adına, 177 ada 42 nolu parselin tapusunun iptali ile müdahil davacı Abdullah adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılardan Mehmet tarafından 177 ada 42 parsele yönelik ve davalı Hazine vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, toplanan delillere, karardayazılıgerektirici nedenlere, iktisap şartlarının adlarına tescil kararı verilen kişiler yararına gerçekleştiği sabit olduğuna, çekişmeli 42 sayılı parselin miktar itibariyle tapu kaydı kapsamı dışında kaldığı anlaşıldığına göre yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi ile çekişmeli ( 350 ada ) yeni 177 ada 41, 42 sayılı parsellere ilişkin hükmün ONANMASINA,
2-Çekişmeli 177 ada 18 sayılı parsele ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece 18 sayılı parsel yönünden zilyetlikle iktisap şartlarının oluştuğu kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de, mahkemenin kabulü toplanan delillere ve dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Davacı tarafın dayandığı tapu kayıtları değişebilir sınırlı olup, kapsamlarının miktarına göre belirlenmesi zorunludur. Miktar itibariyle tapu kayıtlarının bu taşınmazları kapsaması mümkün değildir. Mahkemenin bu şekildeki kabulü dosya içiriğine uygun bulunmamaktadır. 18 sayılı parselin 25.4.1981 tarihli tutanağının edinme sebebi sütununda taşınmazın tarıma elverişli olmayan sarp kayalık niteliğinde olduğu vurgulanmıştır. Maddi olguya aykırı düşen bilirkişi ve tanık sözlerine değer verilmesi mümkün değildir. Kaldı ki 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 17. maddesi gereğince bu nitelikteki taşınmazların zilyetlikle kazanılması da olanaksızdır. Hal böyle olunca, çekişmeli 18 sayılı parsele ilişkin davanın reddine ve tespit gibi tescile karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Hazine'nin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 6.5.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy