(1086 S. K. m. 237, 443)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Karar: Yargıtay bozma ilamında özetle; "Davacıların dayandığı ve kadastro tespitinde uygulanan vergi kayıtlarının revizyon durumlarının sorulması, mahallinde yeniden keşif yapılarak, kayıt kapsamlarının kesin olarak belirlenmesi, taşınmazların zilyetlikle mülk edinmeye elverişli olup olmadıklarının saptanması, taraf tanıklarının taşınmaz başında dinlenmesi, davacılar adına aynı çalışma alanında senetsizden taşınmaz tespit edilip edilmediği sorularak, dönüm araştırması yapılması, çekişmeli taşınmazların çevresinde bulunan parsellere ait tutanak ve dayanağı belgeler getirtilerek bilirkişi ve tanık sözlerinin denetlenmesi, Kadastro Yasası'nın 14 ve 17. maddelerinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinme şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulü ile çekişme konusu 669, 855, 106, 146, 152, 153 parsellerin Ali mirasçıları adına hisseleri oranında tesciline, 410 parselin orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar Hazine ile Hüseyin tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, mahkemece bozma ilamında belirtilen şekilde inceleme yapılıp sonucuna göre karar vermiş bulunması nedeniyle Hazinenin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- Hüseyin'in temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece toplanan ve doğru olarak değerlendirilen delillere göre davalının diğer temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, dava ve temyize konu 146 numaralı parsel mahkemenin 24.5.1988 tarih 1978/389 esas 1988/15 sayılı kararı ile Hüseyin adına tesciline karar verilmiş, bu karar Ali mirasçıları tarafından temyiz edilmemek suretiyle onlar yönünden kesinleşmiştir. Bu parselle ilgili Daire bozması taşınmaz üzerinde Hazine'nin bir ilgisinin bulunup bulunmadığı konusundadır. İlk kararı diğer mirasçılar temyiz etmediğine ve karar onlar yönünden kesinleştiğine göre 146 parselin ilk hükümde olduğu gibi müstakilen Hüseyin adına tesciline karar verilmesi icap eder.
Sonuç: Mahkemece ilk hükmün taraflar yönünden kesinleştiği nazara alınmadan Hüseyin ile muris arasındaki işlemin muvazaalı olduğu kabul edilmek suretiyle yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsizdir. Hüseyin'in 146 parsele ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 24.5.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy