(3402 S. K. m. 13, 20/A) (1086 S. K. m. 237)
Dava: Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 109 ada 30 parsel sayılı 142.250 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı nedeniyle davalı Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacılar, yasal süresi içinde tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli parselin davacılar adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, davacıların dayandığı tapu kaydı tescil ilamı ile oluştuğuna ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 237. maddesi gereğince kesin hüküm kesin delil niteliğinde bulunduğuna göre davalı Hazine'nin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 20/A maddesi uyarınca davacıların dayandığı tapu kaydının dayanağı olan tescil krokisine göre belirlenmesi gerekirken kroki uygulanmayarak tapu kayıt miktar fazlasını oluşturan bölümün de davacılar adlarına tesciline karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 18.06.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy