(3402 S. K. m. 15)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Karar: Yargıtay bozma ilamında özetle; "İddiasını kanıtlamakla yükümlü bulunan davalı taraftan tanık göstermesinin istenmesi, önceden dinlenen yerel ve tespit bilirkişileri ile gösterilen tanıkların katılımıyla yeniden keşif yapılarak Mahmut terekesinin tüm mirasçılarının katılımı ile usulüne uygun taksim edilip edilmediğinin, taksim edilmişse her bir mirasçıya hangi mevkiden taşınmaz verildiğinin, her taşınmazda kimin hangi tarihten beri zilyet olduğunun sorulup saptanması, her bir mirasçıya verilen parsellerin tutanaklarının getirtilip incelenerek bilirkişi ve tanık sözlerinin denetlenmesi geçerli bir taksimin olmadığı hallerde mirasçılar arasında zamanaşımı hükümlerinin işlemeyeceğinin düşünülmesi, taşınmazlarla öncesi bir bütün olan yerlerin mirasçılardan bir veya bir kaçı adına tespit edilmiş olması ve dava konusu yapılmamış bulunması, daha önce Safiye tarafından açılan ve sonuçlanan dava ile ilgili verilen karar ve davaya katılan Osman'ın Safiye tarafından açılan davadaki iddiası ile iş bu dava sırasındaki beyanlarının gözönünde tutulması, dava konusu edilen 39, 41 ve 43 parsellerle ilgili araştırma yapılması, ortak miras bırakan Mahmut'un ölüm tarihine göre terekesi müşterek mülkiyet hükümlerine göre mirasçılarına intikal ettiğinden davacının davasının payı ile sınırlı olduğunun düşünülmesi" gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; 239 ada 41, 122 ada 63 parsel hakkındaki davanın feragat nedeniyle, 236 ada 39 parseller hakkındaki davanın davacının kendi parseline dava açmakta hukuki menfaati bulunmaması ve feragat nedeniyle reddine, tespit malikleri ve mirasçıları adlarına tesciline, diğer parseller hakkındaki davanın ispat edilememesi nedeniyle reddine, 133 ada 18, 236 ada 42, 185, 199 ada 43 parsellerin davalı Safiye adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Kaya vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davaya konu 239 ada 41, 122 ada 63 sayılı parseller hakkındaki davadan feragat edilmiş olup feragat beyanı usulüne uygun olarak belgelendirildiğine, 236 ada 39 sayılı parsel ise temyiz eden adına tespit ve tescil edildiğine göre bu parsellere ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün bu parseller yönünden ONANMASINA,
2-Yukarıda yazılı taşınmazın dışında kalan parsellere yönelik temyiz itirazlarına gelince; bu parsellerle ilgili olarak Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Bozmadan önce taşınmazların başında icra edilen keşif sırasında bilgisine başvurulan yerel bilirkişi ve tanıkların büyük bölümü taşınmazların tarafların kök murisi Mahmut'tan kaldığını ve fakat taşınmazların taksim edilip edilmediğini bilmediklerini ifade etmişlerdir. Mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamında söz konusu taşınmazların tarafların ortak miras bırakanı Mahmut'a ait iken ölümüyle mirasçılarına intikal ettiği, ancak Mahmut'un terekesinin usulüne uygun olarak taksim edilip edilmediğinin ispatlanamadığı vurgulanmıştır. Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir.
Hükmüne uyulan bozma ilamında taşınmazların Mahmut'tan intikal ettiği belirtildiğine ve Mahkemece de bu bozmaya uyulduğuna göre artık taşınmazların Mahmut'tan intikal etmediğinin kabulüyle bir başka şekilde hüküm kurulması mümkün değildir. Taşınmazların kök muris Mahmut'tan intikal ettiği, davacının murisi Şakir'e ait olmadığı kabul edildiğine göre davalı tarafın iddia ettiği gibi taksimin varlığını ispatla yükümlüdür. Mahkemece taraflardan Mahmut terekesinin taksimiyle ilgili tüm delillerinin ibrazı istenmeli, delillerin ibrazından sonra taşınmazların başında keşif icra olunmalıdır.
Arazilerin başında icra olunacak keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından kök muris Mahmut'un ölümünden sonra tüm mirasçıların iştirak ettiği bir taksim olayının cereyan edip etmediği, taksim edilmiş ise hangi taşınmazın kime isabet ettiği, mirasçılar arasında satış yapılmış ise bu satışların hangi tarihte ve kimler arasında cereyan ettiği, taksim tarihinden kadastro tespit tarihine kadar kullanmanın taksime uygun cereyan edip etmediği, bir başka ifadeyle taksimin bozulup bozulmadığı etraflıca sorulup saptanmalı, muristen intikal edip davaya konu edilmeyen taşınmaz var ise bu taşınmazların tutanak suretleri celp edilerek kimler adına tespit edildiği belirlenmeli, daha önce dinlenen bilirkişi ve tanık beyanlarına aykırı düşecek beyanlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için yüzleştirme yapılmalıdır.
Keşif sırasında geçmişte bir bütün olup kadastro tespiti sırasında kullanım durumuna göre ayrılan taşınmazları kenardan çevreleyen komşu parsel tutanak ve dayanakları uygulanıp bilirkişi ve tanık sözleri bu kayıtlarla denetlenmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde kısmen bozmanın aksine ve kısmen de bozma gerekleri yerine getirilmeden hüküm kurulmuş bulunulması isabetsiz temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 7.6.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy