(3402 S. K. m. 32) (1086 S. K. m. 193)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 364 parsel sayılı 605.850 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Asliye Hukuk mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malikhanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı tarafından davalı aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan elatmanın önlenmesi davası davaya konu olan parselin Kadastro Mahkemesinin 1986/1 esas sayılı dosyasında davalı ve derdest olduğunun anlaşılması sebebiyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde aralarında irtibat olduğundan bahisle davacı Molla Ahmet Mirasçılarının 363 ve 418 parsellere yönelik olarak açtıkları dava dosyası ile birleştirilerek yapılan yargılama sonunda, 363 ve 418 sayılı parsellere ilişkin açılan davanın reddine ve 363 parselin tespit gibi davalı Ali, 418 parselin davalı Hazine adına tesciline karar verilmiş; dava konusu 364 sayılı parsele ilişkin hüküm kurulmamıştır. Karar 364 sayılı parsele yönelik olarak davacı H. Köyü Tüzel kişiliği ve davalı Ali tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz istemi 364 sayılı parsele ilişkindir. Kadastro Mahkemesince, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararının usulen taraflara tebliğ edilerek kesinleştirilmesi gerekirken, kesinleştirme işleminin yapılması için dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi doğru değildir. Davaların kısa sürede bitirilmesi, gerek Anayasa'da gerekse usul kanununda öngörülmüştür. Mahkemece 364 sayılı parselle ilgili yargılamanın yürütülerek uyuşmazlığın esastan çözümlenmesi gerekirken sözü edilen parselle ilgili hüküm oluşturulmaması usul ve yasaya aykırı olduğundan,
Sonuç: Temyiz itirazlarının bu nedenle kabulü ile hükmün BOZULMASINA 29.1.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy