(3402 S. K. m. 13)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 151 ada 1, 2, 152 ada 1, 2, 3, 6, 7, 15 ve 16 parsel sayılı muhtelif yüz ölçümlerdeki taşınmazlar tapu kayıtları nedeniyle Ülvan İzzet Altunhan ve müşterekleri adlarına tespit edilmiştir. Davacılar, yasal süresi içinde tapu kaydı, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli parsellerin tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davaya konu parsellerin davalıların dayanağını oluşturan ve tespite esas olan tapu kayıtları kapsamında kaldığı, davacılara kayden satış yapıldığı hususunun ispat edilmediği gerekçe gösterilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Davalıların dayanağını oluşturan Mart 1295 tarih 3 numaralı tapudan gelme Mart 1929 tarih 71 numaralı tapu kaydı ve tedavülleri celp edildiği halde mahalline yeterli şekilde uygulanmamış ve özellikle batıdaki yolun 1960 yılına kadar varlığını sürdüren patika yol mu, yoksa bugün kullanılan yolun mu kastedildiği yeterli şekilde araştırılıp tartışılmamış, bir kısım davacıların dayandığı Mart 1929 tarih 132 numaralı tapu kaydı ve tedavülleri getirtildiği halde mahalline gereği gibi uygulanıp kapsamları belirlenmemiş, davaya konu taşınmazları kullanan davacıların bu kullanmalarının neye dayalı olduğu, kullanmanın hangi tarihte başladığı, harici satın alma söz konusu ise satışın kimler tarafından yapıldığı üzerinde durulmadan hüküm kurulmuştur. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için bir kısım davacıların dayanağını oluşturan Mart 1929 tarih 132 numaralı tapunun ihdas kaydı da getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yerel ve teknik bilirkişiler huzuruyla keşif icra edilmeli, arazi başında icra edilecek keşif sırasında tespite esas olan Mart 1295 tarih 3 numaralı tapu kaydı ve tedavülleri ile bir kısım davacıların dayandığı Mart 1929 tarih 132 numaralı tapu kaydı ve tüm tedavülleri ayrı ayrı okunup hudutlar zeminde tek tek göstertilmeli, tapu kaydı ve tedavüllerinde miktar ve hudut değişikliği söz konusu ise bunun nedenleri üzerinde durulmalı, kayıtlarda yazılı olup bilirkişilerce zeminde gösterilemeyen hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı ve bu suretle kayıtların kapsamı duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilmelidir. Kayıtların kapsamı tespit edilirken davacı tarafın tapusunda batıda gösterilen yol üzerinde özellikle durulmalı, geçmişte batıda yer alan her iki yolun da patika yol olduğu ve bu yollardan yakın olan yolun 1960 yılına kadar varlığını sürdürdüğü ve her iki yolunda isimsiz yol olduğu nazara alınarak kayıtta batıda gösterilen yolun doğuya yakın olan ve krokide yeşil renkle gösterilen patika yolun olması gerektiği hususu üzerinde durulmalı, dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazların ilk malikleri tarafından davacılara kayden veya haricen satılıp satılmadığı, satış yapılmışsa bu satışların hangi tarihte yapıldığı, davacılar tarafından sürdürüldüğü ifade edilen kullanımın satışa mı ya da başka bir nedene mi dayalı olduğu etraflıca sorularak saptanmalı, yargılama sırasında toplanan delillerin tutanakların edinme sütunundaki beyanlara aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla ve gerekirse yüzleştirme yapılmak suretiyle dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, beraberde götürülecek teknik bilirkişiye uygulanan tüm kayıtların kapsamını belirtir ve keşfin takibine imkan verir kroki düzenlettirilmeli, kullanma durumu, tapu maliklerinin ölüm tarihleri nazara alınarak tespite esas olan tapu kayıtlarının tamamının veya bir bölüm hisselerinin hukuki kıymetini kaybedip kaybetmediği tartışılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA 1 08.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy