(3402 s. Kads. m. 14) (1086 S. K. m. 344)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında temyize konu 122 ada 38 parsel sayılı 1616.81 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim, satış, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı Hayrullah adına tespit edilmiştir. Davacı Hikmet, yasal süresi içinde taşınmazın murisleri annesi A. ve babası N'den kaldığına dayanarak hissesinin adına tescili isteği ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ve çekişmeli parselin fen bilirkişinin 13.05.2002 tarihli rapor ve krokisinde "B" harfiyle gösterilen kısmının 1/6 ( 120n20 ) hissesinin N. mirasçısı davacı Hikmet adına, 5/6 payın tespit gibi tesciline, "C" harfiyle gösterilen kısmının 1/5 ( 8/40 ) hissesinin A. mirasçısı davacı Hikmet adına, geri kalan 4/5 payın tespit gibi tesciline, krokide "A" harfiyle gösterilen kısmın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hikmet tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz istemi dava konusu 122 ada 38 sayılı parselin krokide "A" harfiyle işaretli kısmına ilişkindir. Davacı, temyize konu olan bölümün de miras bırakanlarından intikal ettiğini ve terekenin paylaşılmadığını ileri sürmüştür. Buna karşılık davalı, bu bölümü amcası Hüsnü'nün oğlundan satın aldığını, miras olarak kendisine intikal etmediğini savunmuştur. Ortak miras bırakanlardan intikal eden terekenin paylaşılmadığı dosya içeriği ile sabittir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık temyize konu olan bölümün ortak miras bırakanlardan intikal edip etmediği konusundadır. Davacı dava dilekçesinde benzeri delillere de dayandığını açıklamak suretiyle yemin deliline de dayanmıştır. Taraflar iddia ve savunmalarını kesin delillerle kanıtlayamamışlardır. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 344. maddesi gereğince taraf yemini kesin delil niteliğindedir. Hal böyle olunca; Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 344. ve müteakip maddeleri uyarınca davalıya yemin teklif olunarak yemin delili uyarınca uyuşmazlığın çözümü gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA 08.07.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy