(1086 S. K. m. 445) (3402 S. K. m. 14)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Tapulama mahkemesinin 7.9.1966 tarih 1960/160 esas 1966/100 karar sayılı ilamıyla 325 parsel sayılı 29.300 metrekare miktarındaki taşınmazın "tespit gibi tesciline (İsmail ve Sadık adlarına)" şeklinde tesciline karar verilmiş ve taşınmaz hüküm fıkrasında adları yazılı kişiler adına tapuya tescil edilmiştir. Söz konusu davanın davalılarından olan Fatma , hileli işlemler yapıldığına, kararın kendilerine usulen tebliğ edilmediğine dayanarak iade-i muhakeme talebinde bulunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yenilenmesi istenen davaya ilişkin kararın kesinleşmediğinden bahisle talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargılamanın yenilenmesi, olağanüstü bir kanun (HUMK'nun m. 445.) yolu olup kesinleşen yargı kararlarına karşı gidilebilir. Dava konusu olayda Fatma 'ya karar Tebligat Kanunu ve Tüzüğü hükümlerine göre usulen tebliğ edilmemiştir. Tebligat usulsüz olduğundan mahkemece kesinleşme şerhi verilmesi de hukukça dayanaksız kalmaktadır. Karar kesinleşmediğinden mahkemece yargılamanın yenilenmesi talebinin reddedilmiş olması isabetlidir. Açıklanan ve mahkeme kararında gösterilen gerekçelerle usul ve yasaya uygun görülen hükmün ONANMASINA, 08.07.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy