(3402 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 112 ada 118, 107 ada 13, 30, 126, 134 ve 144 parsel sayılı muhtelif yüzölçümündeki taşınmazlar irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle Aziz Kocabey mirasçıları Rüstem Kocabey ve müşterekleri adına tesbit edilmiştir. Davacı, yasal süresi içinde miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne ve çekişmeli parsellerin Hüseyin oğlu Hasan dışındaki Hüseyin Kocabey mirasçıları adlarına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılardan Rüstem Kocabey vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazların tarafların kök murisi Hüseyin Kocabey'e ait olup O'nun ölümünden sonra oğlu Hasan'ın terekedeki hissesini aldığı ve fakat diğer mirasçılar arasında usulüne uygun olarak yapılmış bir taksimin bulunmadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama yeterli bulunmamaktadır.
Davacı taraf çekişmeli taşınmazların tarafların ortak miras bırakını Hüseyin Kocabey'e ait iken O'nun ölümü ile çocukları Haydar ve Mehmet'e kaldığı taşınmazların 1/2 sinin babası Haydar'dan kendisine intikal etmesi gerektiği nedeni ile dava açmıştır.
Mahkemece çekişmeli taşınmazların kök muris Hüseyin Kocabey'den mi yoksa çocukları Haydar ve Mehmet'ten mi kaldığı araştırılmamış, Hüseyin Kocabey'den kalması halinde O'nun terekesinin taksim edilip edilmediği, taksim edilmiş ise hangi tarihte taksim edildiği, taksim edilmiş ve taşınmazların tamamı veya 1/2'si davacının babası Haydar'a isabet etmiş ise arazilerin kim tarafından kullanıldığı, Mehmet ya da Hasan mirasçıları tarafından aralıksız çekişmesiz ve malik sıfatı ile kullanılıyor ise bu kullanma nedeni ile zilyetleri yararına mülk edinme şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmediği gibi Hüseyin çocuklarından Hasan'ın terekedeki hissesini aldığı, kalan taşınmazların ise taksim edilmediği kabul edilmek sureti ile çelişkiye düşülmüştür. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez.
Doğru sonuca varılabilmesi için; davaya konu parselleri kenardan çevreleyen tüm taşınmazların tutanak ve dayanağını oluşturan belgelerin getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yerel bilirkişi ve tanıklar huzuru ile keşif icra edilmelidir. Arazilerin başında ayrı ayrı icra edilecek keşifler sırasında taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, tarafların ortak miras bırakanı Hüseyin Kocabey'e mi yoksa müstakilen çocuklarına mı ait olduğu kök muris Hüseyin'e ait ise O'nun ölümünden sonra terekesinin taksim edilip edilmediği, terekesi taksim edilmiş ise davacıya ve davalılara nerelerinin verildiği, Hüseyin oğlu Hasan ve kızı Fincan'a ve onların mirasçılarına arazi verilip verilmediği, taşınmaz verilmiş ise nereden verildiği, Hüseyin terekesinin hangi tarihte taksim edildiği, taksimden sonra taşınmazların kim tarafından ne suretle kullanıldığı Mehmet yada Hasan mirasçıları kullanıyor ise bu zilyetliğin asli mi yoksa fer'i nitelikte mi bulunduğu, eğer taşınmazlar üzerindeki zilyetlik tespitten geriye doğru aralıksız çekişmesiz ve malik sıfatı ile cereyan edip 20 yılı aşkın süreye ulaşmış ise bu suretle zilyet yararına mülk edinme şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği etraflıca sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğu komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, gerektiğinde Hüseyin Kocabey'den intikal edip mirasçıları adına tespit edilen tüm taşınmazlarla ilgili tutanak suretleri getirtilip tetkik edilmeli, tespite aykırı sonuca varıldığı takdirde tespit bilirkişileri tanık sıfatı ile dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme sonucu yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 24.01.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy