(3402 S. K. m.13/A-b) (1086 S. K. m. 74)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Karar: Kadastro sırasında 112 ada 48 parsel sayılı 1595.75 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydı, ifraz, satış, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adlarına tespit edilmiştir. Davacılar, çekişmeli taşınmazda kendilerinin de miras payları bulunduğuna dayanarak dava açmışlardır. Yargılama sırasında davacılardan Ahmet bekar olarak ölmüştür. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli parselin davacılardan Mehmet adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılardan Hasan tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli parselin öncesinin tarafların ortak kök mirasbırakanı Fatma'ya ait olduğu tartışmasızdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık kök mirasbırakanın terekesinin paylaşılıp paylaşılmadığı, paylaşım yapılmışsa davalılara isabet edip etmediğine ilişkindir. Kadastro tespitinden önce miras bırakanın terekesinin paylaşılmadığı dosya içeriğinden açıkça anlaşılmaktadır. Esasen davacı taraf 11.3.1992 tarihli dava dilekçesi ile taşınmazın paylaşılmadığını belirterek bütün mirasçılar adına payları oranında tescil isteminde bulunmuştur. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 74. maddesi gereğince hakim taleple bağlı olup talepten fazlaya karar veremez. Kadastro tarihinden sonra yapılan paylaşım da görülmekte olan davayı etkilemez. Kadastro Hakiminin görevi tespit tarihindeki geometrik ve hukuki durumu belirleyerek hüküm kurmaktır. Hal böyle olunca; tespitin iptali ile taşınmazın payları oranında Fatma mirasçıları adlarına tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 8.11.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy