(3402 S. K. m. 36)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 102 ada 9, 106 ada 2 parsel sayılı 1861.87, 344.99 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 106 ada 2 parsel Ahmet Güvenç, 102 ada 9 parsel Ali Güvenç mirasçıları Ahmet Güvenç ve diğerleri adına verasette iştirak şeklinde tespit edilmiştir. Davacı İbrahim Topuz, yasal süresi içinde taşınmazın murisi Mehmet Topuz'a ait olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Yargılama sırasında diğer mirasçılar Ahmet, Döndü, Dilber Topuz'da aynı nedenle davacı yanında davaya katılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişme konusu 102 ada 9 ve 106 ada 2 parsellerin tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı İbrahim Topuz tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece verilen süreye rağmen davacı ve katılanların ek keşif avansını mahkeme veznesine depo etmedikleri gerekçe göstermek suretiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; Değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 36/1. maddesi gereğince "taraflardan her biri dava harcını, dinlenmesini talep ettiği tanık ve bilirkişi ücretini ve diğer yargılama giderlerini karşılamak zorundadır. Davacı, hakim tarafından belirlenecek süre içinde gerekli giderleri Mahkeme veznesine yatırmadığı takdirde onunla ilgili delillere dayanmaktan vazgeçmiş sayılır. Mahkemece hükme esas olunan 13.5.2004 tarihli ara kararın da keşfin 10.06.2004 tarihinde yapılacağı, ara kararı gereğince 162.000.000.TL. ek keşif avansının ara kararının taraflara tebliğinden itibaren 10 gün içinde yatırılması gerektiği, paranın Mahkeme veznesine yatırılmaması halinde keşif deliline dayanmaktan vazgeçilmiş sayılacağı" doğru olarak karar altına alınmıştır. Ne var ki ara kararının ilgililer yönünden hüküm ifade edebilmesi için bu haliyle tebliğ edilmesi, tebliğ ile keşif günü arasında da en az 10 gün süre bulunması gerekir. Ancak ara kararı davacı ve katılanlara gerektiği şekilde ulaştırılmamış, sadece tebliğden itibaren 10 gün içinde miktarı belli olmayan keşif avansının yatırılması istenmiş, yatırmamanın sonuçları belirtilmemiştir. Ayrıca davacı Döndü Topuz'a ara kararı 3.6.2004 tarihinde tebliğ edilmiş, keşfin yapılacağı 10.6.2004 tarihi ile tebliğ arasında 10 günlük süre ile geçmemiştir. Bu itibarla söz konusu ara kararına dayanılarak yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetli bulunmamaktadır. Temyiz itirazlarının bu nedenle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 7.2.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy