(3402 S. K. m. 13, 14, 15)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 3093 parsel sayılı 1721.81 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim, pay satışı, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı Kamil'e 5/7, Fatma ve Şerife'ye 1/7'şer pay oranında adlarına tespit edilmiştir. Davacı İsmail, yasal süresi içinde taşınmazda muris Fethi mirasçılarının tümünün pay sahibi olduğu, hisse alım satımı bulunmadığı iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli parselin muris Fethi'nin veraset ilamı doğrultusunda 20/140 payın davacı İsmail, 20/140 payın davalı Bilgi, 20/140 payın davalı Fatma ve 20/140 payın davalı Kamil mirasçıları adlarına payları oranında tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Kamil mirasçılarından Metin, Selma, Hatice, Şerife ve Fethi vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın tarafların kök murisine ait iken ölümü ile mirasçılarına intikal ettiği ve mirasçılar arasında yapılan taksimden davacıya intikal ettiği kabul edilmek sureti ile hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece tespite aykırı sonuca varıldığı halde tespit bilirkişileri tanık sıfatı ile dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılmamış, murisin ölümünden sonra terekesinin taksim edilip edilmediği, taksim edilmişse bu taşınmazın kime isabet ettiği, davacıya isabet etmiş ise diğer mirasçılara ne verildiği, taşınmaz verilmiş ise nereden verildiği araştırılmamış, yerel bilirkişi olarak davanın tarafı olan Hikmet'ın davada menfaati olan eşi dinlenmek sureti ile hüküm kurulmuştur. Yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için; taraflardan iddia ve savunmaları ile ilgili tüm delillerin sorulup celbedilmeli, dosya ikmal edildikten sonra mahallinde bilirkişi ve tanıklar huzuru ile keşif icra olunmalıdır. Keşif sırasında davaya konu taşınmazın kime ait olduğu, tarafların ortak miras bırakanı Fethi ait ise O'nun ölümünden sonra terekesinin taksim edilip edilmediği, taksim edilmişse, bu yerin kime isabet ettiği, davacıya isabet etmiş ise davalı ve diğer mirasçılara ne verildiği, gayrimenkul verilmiş ise nereden verildiği, hissedarlar arasında hisse satışı yapılıp yapılmadığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, gerektiğinde kök muristen intikal eden tüm taşınmazlarla ilgili tutanaklar getirtilip incelenmeli, yargılama sırasında toplanan delillerin tutanağın edinme sebebi sütunundaki beyanlara aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatı ile dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi kararın hüküm fıkrasında taşınmazın tamamı 140 hisse itibar olunduğu halde, sonuçta 80 hissenin tesciline karar verilip 60 hissenin açıkta bırakılması ve bu suretle kararın infaz edilemez hale getirilmesi de usul ve yasaya aykırı, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 17.2.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy