(4721 S. K. m. 713)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Karar: Kadastro sırasında 101 ada 102 parsel sayılı 2164.50 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydı, değişik kişilerce zaman zaman zilyet edilmekle birlikte hiç biri adına zilyetlikle mülk edinme şartlarının oluşmaması nedeniyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı Torun vekili, yasal süresi içinde irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın reddine ve çekişmeli parselin tespit gibi davalı Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Torun Yeğin vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, zilyetlikle mülk edinme şartlarının mümeyyiz davacılar yararına gerçekleşmediği iktisap şartları gerçekleşmiş olsa dahi zilyetliğin kesintiye uğrayıp terk edildiği gerekçe gösterilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmaz iktisap şartlarının oluşmadığı nedeniyle Hazine adına tespit edilmiş, davacı Torun Y. ve müşterekleri, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine ve vergi kaydına dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece dayanılan vergi kaydı getirtildiği halde mahalline yeterli şekilde uygulanıp kapsamı belirlenmemiş, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmemiş, davacı Torun ve arkadaşlarının taşınmaz üzerindeki zilyetliğinin hangi tarihte başladığı ve ne sebeple kesintiye uğradığı bu kesintinin terk anlamına gelip gelmeyeceği etraflı şekilde araştırılmadan hüküm kurulmuştur. Bu tür yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez Doğru sonuca varılabilmesi için; öncelikle çekişmeli taşınmaza komşu tüm parsellerin tutanak ve dayanağını oluşturan belgeler getirtilip dosyaya konulmalı, davacıların dayandığı 937 tahrir yıllı 309 tahrir numaralı vergi kaydı gereğince, ödenmesi gereken verginin kim tarafından ödendiği ve ödenmiyor ise hangi tarihten beri ödenmediği merciinden sorulup ilgili kayıtlar celbedildikten sonra mahallinde yansız yerel bilirkişi ve teknik bilirkişi huzuruyla keşif icra edilmelidir. Taşınmazın başında icra edilecek keşif sırasında 937 tahrir yıllı 309 tahrir numaralı vergi kaydı uygulanıp kapsamı belirlenmeli, dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarının taşınmazın geçmişte kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, davacılar yararına zilyetlikle iktisap şartları oluşmuş ise 1989 yılından sonra Turnalı Köylülerinin bu tasarrufa neden müdahale ettikleri ve Turnalı Köylülerinin tasarruflarının kaç yıl sürdüğü, bu sırada davacıların tasarrufa ara vermelerinin terk iradesine mi ya da bir başka nedene mi dayalı olduğu etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, köylüler arasındaki niza sebebiyle davacıların kullanmaya ara verdikleri belirlendiği takdirde bunun terk anlamına gelmeyeceği düşünülmeli, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilip taşınmazın niteliği, intikali ve tasarrufu hususunda bilgileri alınmalı, beraberde götürülecek teknik bilirkişiye uygulanan kayıtların kapsamını belirtir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Sonuç: Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 27.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy