(3402 S. K. m. 12) (1086 S. K. m. 45)
Dava: Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 120 ada 103, 116 ada 19 parsel sayılı 3110.85, 5022.42 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlarda 103 parsel dava dışı 62 parselin kayıt miktar fazlası olarak, 19 parsel ise aynı ada 14 ve 15 parsellerin miktar fazlası olarak mer'a vasfı ile orta malı olarak tesbit edilmiştir. Davacı Raşit Pehlivan, yasal süresi içinde irsen intikal, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişme konusu 120 ada 103 ve 116 ada 19 parsellerin davacı Raşit Pehlivan adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davaya konu 120 ada 103 sayılı parselin kamu orta malı niteliğinde mer'a olmadığı, tarım arazisi vasfında olup, zilyetlikle mülk edinme şartlarının adına tescil kararı verilen yararına gerçekleştiği mahallinde yapılan keşif ve uygulama ile belirlendiğine göre Hazine vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile 120 ada 103 sayılı parsele ilişkin hükmün ONANMASINA,
2- Hazine vekilinin 116 ada 19 sayılı parsele ilişkin temyizine gelince; Eylemli durumda 15, 16, 19 ve 20 sayılı parsellerin geçmişte bir bütün iken taksimle ikiye bölündüğü, 14 ve 19 sayılı parsellerin bir tarla, 15 ve 20 sayılı parsellerin de ayrı bir tarla olarak tasarruf edildiği, 14 ve 15 sayılı parsellere uygulanan 1936 tahrir yıllı 243 tahrir nolu vergi kaydının 19 ve 20 sayılı parsel yönünün mer'a okunması nedeniyle kadastro tesbiti sırasında bu parsellerin mer'a olarak sınırlandırıldığı, 20 sayılı parselinde halen Mahkemenin 2003/11 esasında kayıtlı dosya ile davalı olduğu belirlenmiş bulunmaktadır. Dayanılan vergi kaydının kapsamının belirlenmesi ve taşınmazların niteliğinin doğru olarak saptanabilmesi için 19 ve 20 sayılı parsellerle ilgili davaların birleştirilerek yürütülmesi gerekir. Zira parsellerden birisi için verilecek karar diğerini etkileyecek durumdadır.
Sonuç: Mahkemenin anılan parsellerle ilgili davalar arasındaki irtibatı nazara almadan yargılama yapıp karar vermesi isabetsiz temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün, BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların incelenmesine yer olmadığına, 21.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy