(3402 S. K. m. 9)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Yargıtay bozma ilamında özetle; 90 nolu parsel yönünden taşınmazın kamulaştırma sonucu Hazine adına kayıtlı bulunan Haziran 938 tarih 4 nolu tapu ile dayanağı harita kapsamında kaldığı, davacıların dayanağı tapu kaydının da 90 ve 91 nolu parsellere cihet sapmalarıyla uyduğu kaydın batı sınırında okunan köy sandığına konu yerin kadastro sırasında 90 parsel numarasını alan ve dağıtım haritasında 61 tevzi numarası ile gösterilen yer olduğu, köy sandığına yapılan tahsis yasalara uygun olmadığı düşüncesiyle Antalya Valiliğinin 28.12.1936 günlü kararı ile kaldırılıp ve taşınmaz Manavgat Kaymakamlığınca onanan 6.6.1938 tarihli dağıtım cetveline göre 61 tevzi parseliyle Mümin oğlu Mehmet'e tahsis edildiği, davacı Murat'ın dayandığı tapu kaydının kapsamının içerdiği köy sandığı sınırı itibariyle yüzölçümü ile geçerli olduğu, ne var ki davacının zilyetliğe de dayandığı, davacının ve annesinin zilyetliğinin tespitin yapıldığı 1964 yılına kadar yasada öngörülen süreye ulaştığı, Hazine'nin dağıtım yaptığı Mümin oğlu Mehmet'ten taşınmazı geri aldığı ve Hazine'ye geri döndüğü yönünde bir iddiasının da olmadığı bilirkişilerinde bu konuda açıklamalarının olmadığı, ayrıca tahsis edilen kişi adına tapu kaydı oluşturulmadığı, tahsis işleminin iptal edildiği ve taşınmazın Hazineye geri döndüğünün kanıtlanamaması durumunda Hazine'nin o yerdeki mülkiyet hakkının son bulacağı ve zilyet yararına zamanaşımı hükümlerinin işlemeye bağlayacağı, yerel bilirkişiler taşınmazda ne tahsis yapılan kişinin, ne de köyün zilyet olmadığı, 1936'dan beri önce Emine, sonra da oğlu davacı Murat'ın zilyet olduğunu belirttikleri, her ne kadar Köy Tüzel Kişiliği 1937 tarih 60 numaralı vergi kaydına dayanmış ve kaydın uyduğu haber verilmiş ise de, zilyetlikle birleşmediği sürece vergi kaydına değer verilemeyeceği, tespitin 5602 sayılı yasa zamanında yapılmış olması nedeniyle taşınmazın yüzölçümü itibariyle de davacı adına tesciline engel bulunmadığı, bu nedenlerle davanın kabulü ile taşınmazın Murat Özden adına tesciline karar verilmesi gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; çekişme konusu 90 numaralı parselin davacı-davalı Murat Özden adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı-davacı Side Belediye Başkanlığı ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Sonuç: Dosya içeriğine ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 21.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy