(1086 S. K. m. 409) (4721 S. K. m. 713)
Dava: Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Karar: Kadastro sırasında 1 ila 51 parsel sayılı muhtelif yüzölçümündeki taşınmazlar tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar ve satış bayileri adına tespit ve tescil edilmiş, tescilden sonra bazı paylar satış suretiyle el değiştirmiştir. Davacılar, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacılar davalarını üç kez müracaata bıraktıklarından Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 409. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davacılardan Ahmet vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 26.3.1979 tarihinde açılmıştır. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair 3156 sayılı Kanun 5.4.1985 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu Kanun'un geçici maddesinin birinci fıkrasında "1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun, bu Kanun'la değiştirilen hükümleri, Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalarda uygulanır." hükmünü amirdir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 409. maddesine; geçici maddenin istisnaları arasında da yer verilmemiştir.
Geçici maddeye göre davanın açılış tarihi itibariyle 3156 sayılı Kanun'un olayda uygulanma olanağı yoktur.
Davada uygulanması gerekli Kanun; 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi ve Bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesi Hakkındaki 1711 sayılı Kanun'dur. Bu Kanun'un olaya uygulanması gereken değişik 409. maddesi 8.9.1973 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Değişik 409. maddenin, 6. fıkrasına göre "...ilk yenilemeden sonra üç defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi halde beşinci fıkra hükmü uygulanır." amir hükmünü içermektedir.
Gerek tatbikatta ve gerekse öğretide işlemden kaldırma adedi dört olarak kabul edilmektedir. Dördüncü işlemden kaldırma kararından sonra dava yenilenir ve tekrar takipsiz bırakılırsa bu durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.
Kararda da açıklandığı gibi, davacı Ahmet'in davası 8.12.1980; 10.11.1986; 29.12.1988 tarihlerinde üç defa işlemden kaldırılmış ve süresinde yenilenmiştir. İsmi geçen davacı bakımından başkaca işlemden kaldırma kararı yoktur.
Sonuç: Davacı Ahmet yönünden, açıklanan nedenlerle, yanlış değerlendirme yapılarak, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Diğer hususlar şimdilik incelemeksizin, davacı Ahmet vekilinin davanın açılmamış sayılması kararına karşı vaki temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 11.3.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy