(3402 S. K. m. 1, 3, 5, 6, 14, 17)
Dava: Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 521 parsel sayılı 16350 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz taşlık ve pırnallık yerlerin imar-ihyasının söz konusu olamayacağından tarla vasfıyla davalı Hazine adına tespit edilmiştir. İtirazı Kadastro Komisyonunda reddedilen davacı Rıza Çelebioğlu (Eren) kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine, Feride Esen yine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Yargılama sırasında Ayşe Okutur ve müşterekleri murisleri Memiş Eren'den kaldığı davacı Rıza'nın tek başına malik olmadığı, vergi kaydı bulunduğu iddiasına dayanarak davaya katılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine, çekişme konusu 521 parselin davalı Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Rıza Çelebioğlu mirasçıları tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmaz üzerinde davacı taraf yararına zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiğinin ispat edilemediği gerekçe gösterilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma ve inceleme karar için yeterli bulunmamaktadır. Taşınmazın öncesinin Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan çalılık ve fundalık yerlerden olduğu hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık bu tür yerlerin imar-ihya yoluyla iktisap edilip edilemeyeceği ve davacılar yararına iktisap şartlarının oluşup oluşmadığı konusundadır. İmar-ihya yoluyla taşınmaz iktisabı 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 17. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre iktisabın söz konusu olabilmesi için;
1- Taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması,
2- Orman niteliği taşımaması,
3- Masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilerek tarla haline getirilmesi,
4- ...
5- 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde yazılı şartların zilyedi yararına gerçekleşmesi,
6- İl, İlçe ve Kasabaların imar planı kapsamında bulunmaması gerekmektedir.
Mahkemece yapılan araştırmada, taşınmazın Denizkaya Köyü hudutları içerisinde olduğu, öncesi fundalık ve çalılık iken 1937 yılında davacı tarafından para ve emek sarfı ile imar-ihya edilip tarla haline getirildiği, kadastro tespitinden geriye doğru aralıksız, çekişmesiz ve malik sıfatıyla 20 yılı aşkın süre kullanıldığı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14.maddesinde yazılı şartların davacı yararına gerçekleştiği mahkemece mahallinde yapılan keşif, uygulama, yerel bilirkişi ve tanık anlatımlarıyla belirlenmiş bulunmaktadır. Bir başka ifadeyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 17.maddesinde öngörülen ve yukarıda 6 madde halinde belirtilen şartların 1, 3, 5 ve 6. maddelerindekilerin gerçekleştiği saptanmış bulunmaktadır.
Mahkemece taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı ve kamu hizmetine tahsis edilip edilmediği konularında bir araştırma yapılmamıştır. Hal böyle olunca; öncelikle taşınmazın kamu hizmetine tahsis edilen yerlerden olup olmadığı merciinden sorulup tespit edilmeli, bilahare bölgede orman tahdidi yapılıp yapılmadığı Orman İdaresinden sorulup yapılmışsa orman tahdit harita ve mazbataları, yapılmamışsa, hava fotoğrafları, Amenajman planı, 1/25.000 ölçekli memleket haritası getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde uzman orman mühendisi veya mühendisler kurulu aracılığıyla keşif icra olunmalıdır. Arazinin başında icra edilecek keşif sırasında celp edilen haritalar yerel bilirkişiler yardımı, uzman orman mühendisleri aracılığıyla uygulanıp, taşınmazın bu haritalardaki konumu belirlenmeli, uzman bilirkişilerden taşınmazın niteliğini belirtir ve haritalardaki konumunu gösterir kroki ve rapor alınmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Sonuç: Eksik inceleme ve yanlış değerlendirme sonucu yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 07.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy