(3402 S. K. m. 19, 30)
Dava: Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden davacılar Ahmet D., Suphi D.ve Esma B. geldiler. Aleyhine temyiz istenilen taraf gelmedi. Gelenin yüzüne karşı duruşmaya başlandı. Sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Yargıtay bozma ilamında özetle; Sair temyiz itirazlarının yerinde olmadığı açıklanarak 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca taşınmazlar üzerinde kadastro tespitinden önce oluşturulan muhdesat yönünden araştırma yapılarak bir hüküm kurulması gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda çekişmeli 416 ada 1 parsel sayılı taşınmazın M. Veysi ve Selahattin D., 415 ada 36 ve 37 sayılı parsellerin Halil mirasçıları olan Ahmet D. ve müşterekleri adına tesciline, 36 sayılı parselin kuzeyinde bulunan evin Mehmet D.'a, güneyinde bulunan evin M. Ali D.'a, 37 sayılı parsel üzerinde bulunan evin Süleyman D.'a ait olduğunun tapu kütüğünün beyanlar hanesine yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı Ahmet D. ile davalı Süleyman D. mirasçılarından Suphi D. ve Esma B. tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillere yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamı gereğince soruşturma yapılıp sonucuna göre karar verilmiş olmasına göre davacı ve davalıların temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak dava Asliye Hukuk Mahkemesinde açılıp Kadastro Mahkemesine devredilen tapu iptali ve tescil davası olduğuna göre mahkemece tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi dışında 3402 sayılı K.K.nun 30. maddesi gereğince gerçek malik araştırılmasının da yapılması gerektirmektedir. Dosyaya celbedilen nüfus kaydı ve veraset ilamının tetkikinden kök muris Halil'in Rahime isimli bir çocuğunun bulunduğu ve halen sağ olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece gerçek malik araştırılmasının yapılması zorunlu bulunduğundan ve Rahime'nin de taşınmazda hak sahibi olduğu anlaşıldığından hükümde Rahime'nin hissesinin de gösterilip buna göre tescil kararı verilmesi gerekir.
Sonuç: Mahkemece bu hususun gözardı edilmesi isabetsiz temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 08.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy