(3402 S. K. m. 12, 32)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Yargıtay bozma ilamında özetle; Hükmüne uyulan bozma kararı gereğinin yerine getirilmediği, bozma kararında 14 parselin 278700 metrekarelik kesiminin davalı adına, 186900 metrekare bölümünün ise Hazine adına tescili gereğine değinildiği mahkemece müşterek mülkiyet söz konusu olduğu, her bir mirasçının ayrı ayrı 100'er dönümlük bölümünün zilyetlikle edinebileceğinin kabul edildiği, aynı çalışma alanında belgesizden kuru toprakta 100, sulu toprakta 40 dönüm kazanılabileceği, davalıların dayanağı 1936 tarih 11 nolu vergi kaydının muris Halil oğlu Şehmus adına değişebilir ve genişletilmeye elverişli kayıtlardan olup kapsamının yüzölçümü ile belirlenmesi gerektiği, vergi kaydında Şehmuz'un başka paydaşının olmadığı, kayıt maliki Halil oğlu Şehmuz'un 1950'de vefat ettiği, 14 parselin tespitinin 1960'da yapıldığı, hal böyle olunca miras bırakanları Şehmuz'un ölüm gününden sonra mirasçıları davalıların taşınmaz üzerinde bağımsız iktisap sağlayan 20 yıllık zilyetlik süresinin de dolmadığı bozma doğrultusunda işlem yapılması gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; çekişme konusu 14 parselin miktar fazlası 189.600 metrekarelik yerin Hazine adına, 278.700 metrekarelik kısmın hisseler oranında davalılar Mehmet Karahan ve arkadaşları adına payları oranında müştereken tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, hükmüne uyulan bozma ilamında işaret edildiği şekilde işlem yapılıp sonucuna göre hüküm kurulmuş bulunması nedeniyle Hazine vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 32/son maddesi gereğince mahkeme kararının kadastro haritasında değişikliği gerektirmesi halinde bu değişikliği gösteren ve mahkemece tasdik edilen haritanın ilama eklenmesi, infazın sağlanması bakımından zaruridir.
Sonuç: Mahkemece taşınmazın ifrazen 189.600 metrekaresinin Hazine, 278.700 metrekaresinin hisseleri oranında davalılar adına tesciline karar verildiği halde ifraz şeklini gösterir kroki düzenletip ilama eklenmemesi usul ve yasaya aykırı, temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 21.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy