(3402 S. K. m. 28)
Dava: Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 162 parsel sayılı 183.000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı, harici satış ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle Feremez T. adına tespit edilen 161 sayılı parselin miktar fazlası olarak davalı Hazine adına tespit edilmiştir. İtirazı Kadastro Komisyonunda reddedilen davacı Selim T., tapu kaydı, harici satın alma, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; kesin süreye rağmen davacı tarafından delillerinin bildirilmemesi nedeniyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 28/2.maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına, çekişmeli parselin tespit tutanağında olduğu gibi davalı Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece verilen süre içerisinde davacı tarafın dava sebep ve delillerini bildirmemesi nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de; yapılan işlem eksik, değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 28. maddesinde Davacı gerçek ve tüzel kişiler, dava sebep ve delillerini dilekçelerinde bildirmek zorundadır. Dilekçede bu husus bildirilmemiş ise, hakim gönderilecek davetiye ile dava sebep ve delillerini bildirmesini davacıya tebliğ eder. Davacı, ilk duruşma oturumuna kadar dava sebep ve delillerini dilekçe ile veya ilk oturuma gelmek suretiyle bildirmez ise, hakim davanın açılmamış sayılmasına ve tespit gibi tescile karar verir. Bu hüküm davetiyede açıkça belirtilir. hükmü yer almış bulunmaktadır. Hükümden de anlaşılacağı üzere mehil gereğinin yerine getirilmemesinin müeyyidesi olan davanın açılmamış sayılacağına karar verileceği davacıya mutlaka ihtaren veya davetiye yoluyla bildirilmesi gerekmektedir. Mahkemenin hükmüne dayanak yaptığı 28.9.2004 ve 12.11.2004 tebliğ tarihli ihtarnamelerde yasanın öngördüğü müeyyide yer almadığı gibi, 28.10.2004 tarihli oturumdaki ihtarnamede de delil ibraz etmekten vazgeçmiş sayılacağı ve mevcut delil durumuna göre karar verileceği ibareleri yer almış, davanın açılmamış sayılacağı yolunda bir ihtarda bulunulmamıştır. Yasaya uygun olmayan ihtara dayanılarak karar verilemez. Ayrıca, davacı 29.7.2004 tarihli dava dilekçesinde 88 yoklama tarih 2 nolu kaydın 161 ve 162 sayılı parsellere ait olduğunu belirtmiştir. Davaya konu 162 sayılı parsel, 161 sayılı parselin miktar fazlası olarak tespit edildiğine göre, mahkemece yapılacak iş 161 ve 162 sayılı parsellerin tutanak asılları ile 88 yoklama tarih 2 nolu tapu kaydı ve tüm komşu parsellerin tutanak ve dayanaklarını getirtip mahalline uygulamaktan ibarettir. Dilekçe kapsamı nazara alındığında davacı tarafın delillerini ibraz etmediğinden de söz edilemez.
Sonuç: Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 24.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy