(3402 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 132 ada 14 parsel sayılı 8400 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Damlaçay Köyünün kadim mer'ası olması nedeniyle orta malı olarak sınırlandırılarak tespit edilmiş, tespit 25.3.1994 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı Mehmet Ali H. vekili, 24.4.2003 tarihli dilekçesi ile tapu kaydı, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli parselin tarla vasfı ile davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, zilyetlikle mülk edinme şartlarının davacı yararına gerçekleştiği, kamu orta malı mer'a ile ilgisinin olmadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hükme yeterli bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık çekişmeli parselin kamu orta malı mer'a olup olmadığına ilişkindir. Mer'alara ilişkin uyuşmazlıklarda yerel bilirkişilerin komşu köylerden seçilmesi, taraf tanıklarının da aynı yönteme uygun olarak belirlenmesi gerekir. Mahkemece bir kısım tanıkların taşınmazın bulunduğu köyden dinlenmesi, komşu köyde oturan ve yaşlı olup taşınmazın öncesinin mer'a olduğunu söyleyen tanık beyanlarına ne sebeple itibar edilmediği belirtilmeden ve taşınmazın tarla olduğunu söyleyen tanıklarla yüzleştirme yapılıp aykırılığın giderilmesine çalışılmadan hüküm kurulması doğru bulunmamaktadır. Ayrıca, taşınmazın tarla olarak kullanıldığını söyleyen tanıkların çoğunluğu yaşları itibariyle arazinin öncesini bilebilecek durumda bulunmamaktadır. Taşınmazın kadim mer'a olup olmadığı araştırılırken çok genç sayılabilecek kişilerin beyanlarının dayanak yapılması isabetsizdir. Bunlardan ayrı olarak davacı taraf dilekçesinde tapu kaydına dayanmış, kaydın tarih ve numarasını bildirmiştir. Mahkemece bu kaydın ihdasından itibaren tüm tedavülleri ile getirtilip yerel bilirkişi yardımı ile uygulanmaması ve kapsamının belirlenmemesi de usule aykırıdır. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez.
Doğru sonuca varılabilmesi için; öncelikle davacı tarafın dayanağını oluşturan 10.8.1988 tarih 35 nolu tapu kaydı ihdasından itibaren tüm tedavülleri ve varsa haritası ile birlikte getirtilip dosyaya konulmalı, bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, komşu köyde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi ve aynı yöntemle belirlenecek tanıklar huzuru ile keşif icra olunmalıdır. Arazinin başında icra edilecek keşif sırasında davacının dayandığı tapu kaydı ihdasından itibaren tüm tedavülleri okunup hudutlar yerel bilirkişilere zeminde göstertilip, bu hudutlar teknik bilirkişiye haritada işaret ettirilmeli, bilirkişilerin bilemedikleri hudutlar yönünden taraflara tanık dinletme imkanı sağlanıp bu suretle kaydın kapsamı duraksamaya yer vermeyecek şekilde tesbit edilmelidir. Dinlenecek yansız yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazın öncesinin ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, öncesinin kamu orta malı mer'a niteliği taşıyıp taşımadığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, tesbite aykırı sonuca varıldığı takdirde tesbit bilirkişileri tanık sıfatıyla yüzleştirme yapılmak suretiyle dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, teknik bilirkişiye uygulanan kayıtların kapsamını belirtir keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Sonuç: Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 17.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy