(3402 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 110 ada 5 parsel sayılı 1259.06 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim, satış, hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı Hasan Ö. adına tesbit edilmiştir. Davacı Mustafa Ö., yasal süresi içinde irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın 3/8 hissesinin kendisine ait olduğu iddiaları ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli parselin veraset ilamındaki payları oranında muris İsmail Ö. mirasçıları adlarına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın tarafların müşterek murisi İsmail Ö.'a ait iken ölümü ile mirasçılarına intikal ettiği ve murisin terekesinin taksim edilmediği kabul edilmek sureti ile hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın taraflara annelerinden mi yoksa babalarından mı kaldığı, murisin ölümünden sonra terekesinin taksim edilip edilmediği, terekesi taksim edilmişse, bu taşınmazın kime isabet ettiği, davacıya isabet etmiş ise davalı ve diğer mirasçılara nerelerin verildiği araştırılmamış, tespit tutanağında çekişmeli taşınmazın Hüseyin Kızı Arzu'ya satıldığı Onunda davalıya hibe ettiği belirtildiği halde tutanakta yazılı bu hususun gerçeği yansıtıp yansıtmadığı yeterli şekilde saptanmamış, davalıya duruşma günü usulüne uygun olarak tebliğ edilip delilleri istenmediğinden davalının savunma hakkı kısıtlanmıştır. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için; taraflardan iddia ve savunmaları ile ilgili tüm delilleri sorulup celbedilmeli, dosya ikmal edildikten sonra mahallinde bilirkişiler huzuru ile keşif icra olunmalıdır.
Taşınmazın başında icra edilecek keşif sırasında dinlenecek bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın kime ait olduğu, tarafların ortak miras bırakanı İsmail'e ait ise İsmail'in ölümünden sonra terekesinin taksim edilip edilmediği, taksim edilmişse bu taşınmazın kime isabet ettiği davacı veya davalıya isabet etmiş ise diğer mirasçılara ne verildiği, taşınmaz verilmişse nereden verildiği, taşınmaz kök muris İsmail'e ait ise İsmail'in sağlığında bu yeri eşi Arzu'ya satıp satmadığı, Arzu'ya satılmış ise Onun tarafından parselin davalıya bağışlanıp bağışlanmadığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, kök muristen intikal eden tüm parseller ile ilgili tutanaklar getirtilip denetlenmeli, davalı tarafından temyiz inceleme safhasında ibraz edilen 8.8.1964 tarihli satış senedi uygulanıp kapsamı belirlenmeli, senette isimleri yazılı muhtar ihtiyar heyeti üyeleri ve tanıklar dinlenilip senedin içeriği hakkında bilgi alınmalı, dinlenecek tüm bilirkişi ve tanıklardan taksimin hangi tarihte yapıldığı taksim yapılmış ve bu yer davalıya isabet etmiş ise veya 1970 yılında annesi tarafından davalıya bağışlanmış ise taşınmazın tasarrufunun kim tarafından sürdürüldüğü, davacı tarafından kullanılmış ise bu kullanmanın kendi adına mı, davalı ya da diğer mirasçılar adına mı olduğu hususu üzerinde durulmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, yargılama sırasında toplanan delillerin tutanağın edinme sebebi sütunundaki beyanlara aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişilerin tanık sıfatı ile ve gerekirse yüzleştirme yapılmak sureti ile dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, beraberde götürülecek teknik bilirkişiye uygulanan senedin ve diğer kayıtların kapsamını belirtir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılmadan karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi davacı kendi hissesine yönelik dava açtığı ve tereke adına herhangi bir talepte bulunmadığı halde tespitin tamamen iptali ile taşınmazın İsmail Ö. mirasçıları adına tescili yolunda hüküm kurulması da isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 17.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy