(1086 S. K. m. 388) (3402 S. K. m. 14, 32/son)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; "Yargıtay bozma ilamında özetle; "Taşınmazın teknik bilirkişinin 24.10.1986 günlü haritasında "A" harfi ile gösterilen bölümünün tapu kaydına dayanan davacılar ve davaya katılanların dayandığı tapu kaydının kapsamında kaldığı, geriye kalan bölümünün ise mer'a olduğunun Mahkemece belirlendiği, bu yönlere ilişkin temyiz itirazlarının yerinde olmadığı ancak; tapu kaydına dayananların dayandığı tapu kaydının yüzölçümü 18380 metrekare olduğu, taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümünün ise 18380 metrekare gerekirken 18000 metrekare kabulü ile 380 metrekare az yer verilmesi, tapu kayıt maliki Hüseyin'in payının tapu kaydına göre yapılan intikallere göre belirlenerek malikleri adına tesciline karar verilmesi gerekirken Hüseyin mirasçılarının gereği gibi belirlenmemiş olmasının isabetsiz olduğu" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; çekişmeli parselin kuzey kısmında yer alan 18380 metrekarelik kısmının ayrılarak tapu kayıt malikleri İsmail ve paydaşları adına tesciline, geri kalan kısmının mer'a olarak sınırlandırılmasına, özel siciline mera olarak kaydına karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 388. maddesinde kararın hangi hususları ihtiva edeceği tek tek gösterilmiştir. Kararda yer alması gereken hususlardan biride, davanın taraflarının ve davaya katılanların kimlikleri ile varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adresleridir. Karar başlığında davanın tüm taraflarının ad ve soyadları ile kanuni temsilcileri ve adreslerinin gösterilmemesi ve hisse oranlarında değişiklik yapıldığı halde kararın tüm taraflara tebliğ edilmemesi usule aykırıdır. Ayrıca hükmüne uyulan bozma ilamında da işaret edildiği üzere 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 32/son maddesi gereğince mahkeme kararının kadastro haritasında değişikliği gerektiren hallerde bu değişikliği gösteren ve mahkemece tasdiki gereken haritanın ilama eklenilmesi gerekir. Mahkemece bozmaya uyulduğu halde ifraz haritasının düzenlenip kararla birlikte taraflara tebliğ edilmemesi de doğru değildir. Hazinenin temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA 12.5.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy