(4721 S. K. m. 640) (1086 S. K. m. 74)
Dava: Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 124 ada 39 parsel sayılı 11030.19 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 1/2 hisseler oranında M. Arif Akın ve D. Atalay adına tespit edilmiş, tespite itiraz edilmediğinden kesinleşerek adı geçenler adına tescil edilmiştir. Davacı A. Arar, irsen intikal, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davalı adına oluşan tapu kaydının iptali ile muris D. Arar mirasçıları adına tescil istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulü ile çekişme konusu 124 ada 39 parselin 2/8 oranındaki miktarının tapu kaydının iptali ile iptal edilen bu kısmın tamamı 16 pay kabul edilerek hisseleri oranında D. Arar mirasçıları adına tesciline, bakiye kısım yönünden davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı A. Arar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı A. Arar vekili Avukat A. Karahan tarafından tanzim ve imza olunan 19.7.2002 tarihli dilekçeyle müracaat ederek kadastro tespiti sırasında M. Arif Akın ve D. Atalay adına yanlışlıkla tescil edilen 124 ada 39 parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptali ile D. Arar mirasçıları adına tesciline talep ve dava etmiştir. Davacıların murisi D. Arar'ın ölüm tarihi itibariyle terekesinin iştirak halinde olduğu dosya kapsamı ile belirlenmiştir. Türk Medeni Kanunu'nun 640. maddesi gereğince mirasçının birden fazla olması halinde terekeye dahil haklar ve borçlar üzerinde bu madde gereğince meydana gelen kanuni miras ortaklığı, terekenin mirasçılar arasında usulüne uygun olarak yapılacak taksimine kadar devam eder. İştirak halinde bulunan bu haklar üzerinde mirasçı kural olarak tek başına tasarrufta bulunamaz. Bütün mirasçıların birlikte ve müştereken hareket etmeleri zorunludur. Miras ortaklığının tüzel kişiliğinin bulunmaması nedeniyle açılacak davalarda mirasçıların hepsinin davaya katılması veya ortaklığın mümessil tarafından temsil edilmesi gerekir.
Sonuç: Hal böyle olunca, D. Arar mirasçılarından birisi tarafından açılan bu davada davacıya diğer mirasçıların davaya muvafakatlarının sağlanması veya mirasçılardan muvafakat belgesi getirilmesi, bu yolla iştirakin sağlanması mümkün olmadığı takdirde terekeye mümessil tayini için süre verilmesi, bu suretle tüm mirasçıların davaya iştiraki sağlandıktan sonra devam edilmesi gerekirken, tüm mirasçıların iştiraki sağlanmadan yargılama yapılıp sonuçlandırılması usul ve yasaya aykırı temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların incelenmesine yer olmadığına, 28.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy