(3621 S. K. m. 9)
Dava: Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 348 ada 32 parsel sayılı 60000.10 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Belediye adına tapuda kayıtlı iken Asliye Hukuk Mahkemesinin 1961/34 esas, 1966/24 karar sayılı ilamı ile tapusu iptal edilerek Hazine adına tescile karar verildiği, 1976'dan beri İhsan, Mustafa ve Barlas T.'nun zilyetliğinde olduğu nedeniyle davalı Hazine tespit edilmiştir. Davacı İhsan T. ve müşterekleri, yasal süresi içinde tapu kaydı, irsen intikal, vasiyetname ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli parselin davacılar İhsan T. Barlas T. ve Mustafa T. adlarına 1/3'er hisse oranında tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delilerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre Hazine temsilcisinin diğer temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, taşınmazın güney hududunun Kızılırmak ile çevrili olduğu anlaşılmaktadır. Dinlenen teknik ve yerel bilirkişi aradaki kot farkı nedeniyle taşınmazın nehrin etki alanı içerisinde bulunmadığını bildirmiş iseler de; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve 3621 sayılı Kıyı Kanunu gereğince bu beyanlar taşınmazın niteliğinin belirlenmesi için yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece öncelikle İdare tarafından yapılıp taraflara tebliğ edilmek suretiyle kesinleştirilmiş bir kıyı kenar çizgisi olup olmadığı araştırılmalı, varsa ilgili belgeler getirtilip dosyaya konulmalı, İdarece belirlenmiş bir kıyı kenar çizgisi yoksa 3621 sayılı Kıyı Kanunu'nun 9.maddesinde yazılı kamu görevlilerinden oluşturulacak bilirkişiler kurulu aracılığı ile mahallinde keşif icra olunmalıdır. Mahallinde yapılacak keşif sırasında; İdarece belirlenmiş bir kıyı kenar çizgisi çalışması varsa kıyı kenar çizgisi bu kayıtlar uygulanmak suretiyle, yoksa bilirkişilerden alınacak ayrıntılı ve gerekçeli raporla taşınmazın nehrin etki alanında kalıp kalmadığı belirlenmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Sonuç: Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 31.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy