(1086 S. K. m. 415) (3402 S. K. m. 36)
Dava: Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 161 ada 9 ve 18 parsel sayılı 16.855, 12.155 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlarda 9 parsel tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar Mustafa, Ahmet ve Bekir Büyükşahin adına tespit edilerek, tespite itiraz edilmediğinden kesinleşerek adlarına tescil edilmiş, 161 ada 18 parsel ise ham toprak vasfı ile Hazine adına tespit edilmiş, Salih ve Süleyman Karakaş'ın açtığı tescile itiraz davası sonunda, Kadastro Mahkemesinin 1993/33-61 sayılı ilamı hükmen Hazine adına tescil edilmiştir. Davacı Mediha Özyurt kadastro tespitinde adına tespit ve tescil edilen 161 ada 16 parselin dayanak tapu kaydına göre miktarının eksik tespit edildiği, eksikliğin nizalı parsellerden tamamlanması gerektiği iddiasıyla 9 ve 18 parsellerin tapusunun kısmen iptali ile adına tescil istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece verilen süre içerisinde davacı tarafın keşif avansını yatırmadığı, bu nedenle keşif deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayıldıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 414 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 36. maddesinin süreye riayet etmeyen taraf aleyhine uygulanabilmesi için ara kararında hakim, katip, mübaşir, yerel bilirkişi uzman bilirkişi ve tanıklara verilecek ücretlerle vasıta parasının, yapılacak tebligatlarla ilgili masrafların kalemler halinde gösterilip bu ücretin yatırılması için ilgiliye makul bir süre tanınması ilgiliye tanınacak süre ile keşif günü arasında da bilirkişi adayı ve tanıklara davetiye tebliğ edilip arazi başında hazır olmalarının sağlanabilmesi için uygun bir sürenin ayrılması gerekmektedir. Hükme esas olacak ara kararında bunlardan ayrı olarak süreye riayet etmemenin hukuki sonuçlarının açıkça yazılması gerekmektedir.
Mahkemece hükme dayanak yapılan 12.10.2004 tarihli ara kararında yapılacak masraflar kalemler halinde gösterilmediği gibi bilirkişi adayları ve tanıklar için yatırılması gereken ücret ve davetiye giderleri belirlenmediği gibi bilirkişi adayları ve tanıklar için çıkarılacak davetiye içinde belirli bir süre ayrılmamıştır. Bu tür ara kararına dayanılarak davacıların keşif deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmalarına ve bunun sonucu olarak da davanın reddine karar verilmesi isabetli değildir. Bundan ayrı olarak yargılama sırasında davacı tarafın karşıladığı masrafla mahallinde keşif icra olunmuş, ancak bu keşfin hükme yeter olmaması nedeniyle mahkemece re'sen ikinci keşif yapılmasına karar verilmiştir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 415 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 36/1. maddesi gereğince re'sen yapılması gereken soruşturma ve tebligat işlemleri için zaruri giderlerin ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere bütçeye konulan ödenekten karşılanması gerekir. Mahkemece bu gereğe riayet edilmemiş olması da yasaya aykırıdır.
Hal böyle olunca; yukarıda anlatıldığı şekilde belirlenecek keşif avansını yatırmaları için ilgililere uygun süre verilmeli, ilgililere verilecek süreyle tensip edilecek keşif günü arasında bilirkişi adayı ve tanıklara arazi başında hazır olmalarını bildirecek davetiye çıkarılmasına imkan sağlayacak süre bulunmasına dikkat edilmeli, taraflarca keşif avansı yatırılmadığı takdirde keşif masraflarının suçüstü ödeneğinden karşılanması gerektiğine dikkat edilmeli, bundan sonra toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece yasaya uygun olmayan ara kararına dayanılarak yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 11.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy