(3402 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, Gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında 130 ada 49, 51 parsel sayılı 3010.86 ve 11347.50 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar tapu kayıtları ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine vekili, yasal süresi içinde 130 ada 50 parsele uygulanan tapu kayıtları 6000 metrekare olduğu halde 5417.76 metrekare olarak revizyon gördüğünü bildirerek eksik kalan kısmın komşu taşınmazlarda kaldığı iddialarına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli parsellerin tespit gibi davalılar adlarına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, Hazineye ait 50 sayılı parselle davaya konu 51 nolu parsel arasındaki sınırın sabit olup, bu sınırda bir değişiklik olmadığı, bir başka ifade ile 51 sayılı parselin 50 sayılı parsel aleyhine genişlemesi bulunmadığına göre Hazine vekilinin 51 numaralı parsele ilişkin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- Hazine vekilinin davaya konu 49 sayılı parsele ilişkin temyizine gelince; Mahkemece Hazineye ait 50 sayılı parsel ile 49 sayılı parselin sınırının belli olduğu, sabit nitelikte bulunduğu ve değişmediği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Arazi başında dinlenen yerel bilirkişiler bu iki parselin birlikte kullanıldığını ve bu kullanmanın 49 sayılı parsel malikince sürdürüldüğünü ifade etmişlerdir. Ortak sınırın 49 sayılı parsel maliki tarafından ortadan kaldırıldığı anlaşılmaktadır. Teknik bilirkişinin raporu da bu yöndedir. Dayanılan tapu kayıtlarının haritası bulunmadığına, ortak sınırın 49 sayılı parsel maliki tarafından ortadan kaldırılıp iki parselin bir bütün olarak kullanıldığı belirlendiğine göre Hazineye ait 50 nolu parseldeki eksikliğin 49 sayılı parselde olduğunun kabulü zorunludur. Yerel bilirkişilerin eylemli duruma ve kendi beyanlarının bir bölümüne aykırı düşen ve hiçbir inandırıcı maddi olaya dayanmayan ortak sınır belirgindir gösteriyoruz şeklindeki sözlerine değer verilemez. Hal böyle olunca; 49 sayılı parselin 50 sayılı parsele bitişik bölümünden ve 50 sayılı parsele paralel olarak ifraz edilecek 582.24 metrekarelik (50 nolu parseldeki eksiklik) miktar 50 sayılı parsele ilave olunarak bu parselin tapu kaydında olduğu gibi 6000 metrekare miktarı ile Hazine adına, 49 sayılı parselin geri kalan 2728.62 metrekarelik bölümünün de bu parselin davalısı adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekir.
Sonuç: Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün 49 sayılı parsele ilişkin bölümünün BOZULMASINA, 21.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy